gebe
  1. aysil

    aysil Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    3 Eylül 2010
    Mesajlar:
    77
    Beğenilen Mesajlar:
    22
    Ödül Puanları:
    0

    Unutmak istediğiniz bir şeyler mi var?

    Konu, 'Kişisel Gelişim' kısmında aysil tarafından paylaşıldı.

    Unutmak istediğiniz bir şeyler mi var? Ruhsal detoks yapın zihninizi yenileyin...

    Geçmişe takılı kalan duygu ve düşünceleriniz yaşama gücünüzü azaltabilir. Ama bu durumu değiştirmek zor değil sadece 10 gün yeter. Psikoterapist Derek Draper ve klinik psikolog Cecilia d'Felice tarafından hazırlanan '10 günlük anı egzersizi'ni siz de deneyin zihninizi arındırın..

    BİRİNCİ GÜN

    Kendinizle yüzleşin

    Öncelikle şu an kafanızda dolanan sorunlarınızı alt alta yazarak bir tablo oluşturun. Patlamamak için kendinizi zor susturduğunuz ve sinirlendiğiniz olayları ya da pek önemli olmadığını düşündüğünüz hatta komik bulduklarınızı bile yazın. Bunlar günlük veya genel problemler olabilir. Sonra hemen yanına bunların kritiğini yapın. Aşağıda size yardımcı olması için nasıl bir tablo oluşturmanız gerektiğini göreceksiniz. Örnek: Önemli bir telefon numarasını kaybettim / Ben salağım/ Patronum yaptığım hatayı düzeltmemi söyledi / Neden daima hata yapıyorum / Postaneden almam gereken bir paketi almadım / Çok tembelim...

    İKİNCİ GÜN

    İyimser olmayı deneyin

    Muhtemelen elinizde uzun bir liste var. Şimdi size bir iyi bir de kötü haberimiz var! Kötü haber kafanızdaki olumsuz düşünceler beyninizin kıvrımlarındaki yollarda devamlı olarak izler bırakıyor. İyi haber bu düşünceleri iz bırakamadan durdurabilir hatta daha da iyisi yerlerine destekleyici ve yeni alternatif düşünceler koyabilirsiniz. Şimdi elinizdeki listenizin sağ yanına bir blok açın. Burası sizin için iyimser bir arkadaş sesi olacak. Örnek: Önemli bir telefon numarasını kaybettim / Ben salağım / Ama bu her zaman olmuyor ki! / Bir telefon defteri alıp numaralarımı ona kaydetmeliyim.

    ÜÇÜNCÜ GÜN

    Nasıl yetiştirildiniz?

    Bazı aileler duygusal olarak içe kapanık ve büyümekte olan çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz kalabiliyor. Kimileri ihmalkâr oluyor kimileri de bir mayın gibi devamlı ateş saçarak çocuğun kendini hırçın ve karmakarışık hissetmesine neden olabiliyor. Bu egzersiz geçmiş deneyimlerinizdeki duygusal olaylarla bir bağ kurmanıza yardımcı olacak. Şimdi şu soruları yanıtlayın; Nasıl bir ailede büyüdünüz? Yetiştirilme tarzınızdan memnun musunuz? Çocukken sevildiğinizi düşünüyor muydunuz? Bir süre aileniz -veya bakıcınız- üzerinde yoğunlaşın. Tüm duygularınızı yazın. Bu aşama inkâr ettiğiniz duyguları açığa çıkaracak.

    DÖRDÜNCÜ GÜN

    Geçmişe geri gidin

    Bu egzersiz tamamıyla hayal gücünüze dayanıyor. Daha genç halinizle hatta çocukluğunuzla buluşup konuşma imkânı sunuyor size. Rahatça oturun ve gözlerinizi kapayın. Elleriniz kucağınıza düşsün. Derin nefes alın. Her nefesle bedeninizin bir kısmı gevşesin. Gevşemeyi başardıktan sonra ilk gün yazdığınız uzun listeye gözatın. Ve ilk kez ne zaman böyle şeyler hissetmeye başladığınızı hatırlayın. Şimdi zaman makinesine binin ve geçmişe gidin. Belki 10 yaşındaki halinizdesiniz; şimdi aklınıza ne geliyorsa ona sorun. Bu aşamada izlemeniz gereken bir senaryo yok. Önemli olan kendi çocukluğunuzla yetişkinliğiniz arasında bir bağ kurabilmek...

    BEŞİNCİ GÜN

    Öfkenizi tanımlayın

    Bu egzersiz ailenize karşı duyduğunuz herhangi bir öfkeyi açığa çıkarma noktasında sağlıklı ve yapıcı bir yöntemdir. Bir kalem kâğıt alın. Anne ve babanıza veya bakıcınıza ne tür bir öfke duyduğunuzu tanımlayın. Çocukken onlara kızdığınız belli olaylar var mıydı? Bunları onların yüzüne karşı söyleyebiliyor muydunuz? Eğer söyleseydiniz ne olurdu? Kendinizi terk edilmiş hissetseydiniz bunu nasıl gösterirdiniz? Kızgınlığınızı dillendirirken nasıl bir his meydana geldiğini tanımlayın. Donuk mu korku ya da acı veriyor mu? Tüm hissettiklerinizi hem çocuk hem de yetişkin halinizle yazın.

    ALTINCI GÜN

    Ailenizi anlayın

    Şimdi ailenizin duygusal dünyasını anlamaya çalışacaksınız. Bu kolay olmayacak çünkü ailemiz hakkında düşünürken genellikle bir şeyleri tam olarak anlayamadığımız çocukluk penceresinden bakarız. Bu da onları objektif bir açıdan görmemize engel olur. Eğer onlara sağlıklı ve pozitif bir açıdan bakabilseydik gerçek duygusal dünyalarını anlayabilirdik. Kendinize şunları sorun; Anne-babam duygusal olarak kendilerini nasıl ifade ederdi? Duygularını bastırıyorlar mıydı? Neden böyle davrandılar? Şimdi onlarla ilgili nasıl hissettiğinizi düşünün. Kızgınlık egzersizine bir gözatın. Duygu ve düşüncelerinizi en küçük ayrıntısına kadar yazın.

    YEDİNCİ GÜN

    Kendinizi yetiştirin

    Bu egzersiz çocukken yüz yüze kaldığınız hüsranları artık bir yetişkin olduğunuzu bilerek aşmanıza yardımcı olacak. Dr. Alice Domar 'Kendini yetiştirmek' isimli kitabında ailenize ithafen kendi kendinize şu sözleri söylemenizi öneriyor: Bana hayat verdin ama sana hayatımı borçlu değilim. İlgiyi hak ediyorum. Koşulsuz saygı ve ilgini hak ediyorum. Kendimi sana ispatlamak için yaşamayacağım. Senin rüyalarını yaşamak zorunda değilim.

    SEKİZİNCİ GÜN

    Şefkatle hatırlayın

    Yaşadığımız gerçekleri tamamen tanıyıp kabul etmedikçe kendimizi genellikle geçmiş acı anılar arasında sıkışıp kalmış buluruz. Bu durum kendimizi boşlukta ve üzgün hissetmemize neden olur. Geçmişle ilgili duygularımızı örtbas etmek yerine yazma yoluna gidersek bir süre sonra bunları benimseriz. Şimdi daha önceden keşfettiğiniz içsel arkadaşınızın sevecen ve şefkatli olmasına izin verin.

    DOKUZUNCU GÜN

    Geçmişi kabullenin

    Duygusal anlamda yaşadıklarımızın farkında olduk bize nasıl hissettirdiklerini gördük ve artık bunlara şefkatle bakabilir bağışlayıcı olabiliriz. Ailenizi veya bakıcınızı affetmek zor olabilir ama ancak bağışlarsanız kabullenebilirsiniz. Geçmişimizi kabullenmek pasif bir teslimiyetçilik değildir. Kabullenişle birlikte özgürlük de gelir. Şimdi kendinize şu soruyu sorun; Geçmişimle ilgili şu an inandığım şey nedir? Şimdi finale geçebiliriz.

    ONUNCU GÜN

    Kötü anıları gönderin


    Ritüel ve seremoniler tarihin başlangıcından beri hep çok önemli olmuşlardır. İnsanoğlu hedeflerini gerçekleştirmede sembollerin ve kutlamaların etkili olduğuna inanır. Kendi seremoninizi düzenleyin. Bir mum yakın dua edin bir balon salın gökyüzüne ve geçmişinizdeki negatif mesajları bırakın gitsinler. Bugeçmişte ve bugünde kolayca rahatlamanızı sağlayıp geleceğe bakabilmenizi sağlayacaktır.

     
Unutmak istediğiniz bir şeyler mi var? konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Hayat Diye Bir Şey Var!..

    Hayat Diye Bir Şey Var!..

    Hayat Diye Bir Şey Var!.. Nedir, ne oluyor, unuttunuz mu yoksa yasadiginizi, günler, kizgin küller gibi bütün duygularinizi kavurup öldürerek mi geçiyor üzerinizden, arzuyla dudaginizi isirdiginiz olmuyor mu hiç, bir müzik sesiyle söyle bir koltugunuzda dogruldugunuz, aniden bir yaz yagmuru gibi bosaniveren sebepsiz sevinçlere inanmiyor musunuz, bir agaç gölgesinde bir an durmak, bir...
  2. Sende Özlediğim Bir Şey Var!

    Sende Özlediğim Bir Şey Var!

    Seni sevmek, çocukluktan kalan bir kokuyu yıllar sonra duymak gibi, biraz hüzünlü ve hasret yüklü bir tat bırakıyor tebessümlerde. Sende özlediğim bir şey var. Neyi özlediğini bilmezken insan, neyi sevdiğini de bulamıyor elbette! Uzun yıllar önce gittiğin bir şehri anımsamak gibi, sende özlediğim bir şey var. O yüzden tam olarak kopamayışım. Biriktirdiğim anılar az olsa da, içimde,...
  3. Hayat Diye Bir şey Var !!

    Hayat Diye Bir şey Var !!

    Hayat Diye Bir şey Var !! Nedir? Ne oluyor? Unuttunuz mu yoksa yaşadığınızı! Günler, kızgın küller gibi bütün duygularınızı kavurup öldürerek mi geçiyor üzerinizden! Arzuyla dudağınızı ısırdığınız olmuyor mu hiç? Bir müzik sesiyle şöyle bir doğrulduğunuz.. Aniden bir yaz yağmuru gibi boşanıveren sebepsiz sevinçlere inanmıyor musunuz? Bir ağaç gölgesinde bir an durmak; Bir akşamüstü denize...

Sayfayı Paylaş