Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
...gunler gecmek bilmez,geceler gunduzlerden hep daha uzun gelir…yataginda uyuyamazsin,o aklina gelir..gozlerini kapadigin an yaslar akar..actigin zaman yine…ayriligin ertesi gunu en kotu zamandir…kalkarsin yerinden , gozlerin nasil da acir,uyuyali bikac saat olmustur ve deli gibi aglamissindir,radyo hala acik…sonra telefonuna gider elin…hatirlarsin, ayni hizla cekersin elini…,yaslar yine bosalir gozlerinden….onsuzsun… artik ona ait diyilsin,onsuzlugunun ilk gunu hic gecmek bilmez…gozun bi yandan hep telefonda,hep hep…ama hicbirsey yok…kafani dagitmak icin cikarsin disari belki hatirlamam diye, iyi gibisindir…sonra bir sarki calar..allah kahretsin nerden cikti simdi bu sarki…goz yaslari….odana gelirsin…aci cekmek hosuna gidermiscesine acarsin sarkinizi dinlersin, teker teker dusunursu onunla oldugun zamanlari…iste gunler boyle gecip gider…birkac ay olmustur..sabahlari aglamiyosun artik…sadece geceleri, resimlerle yetinirsin…sonra bikac hafta daha…geceleri hala agliyosun, radyo hala caliyo…ama mesajlari silicek gucu buldun kendinde..resimleri de…bikac hafta daha…aglamiyosun artik.radyoyu da kapadin..iyisin galiba…gozlerin doluyo sadece o kadar…sabahlari kalkarken gozlerin acimiyo…mutlusun bile denebilir..biraz kendine bakmaya basliyosun yine,kuafore gidiyosun,saclarini kestiriyorsun,o kdr uzun zaman olmus ki…bir gece ic cekerek yatiyosun..ertesi gunu kalktin, yuzunde garip bi gulumseme,hayirdir…banyoya gidiyosun.. muslugu aciyosun…basini kaldirip aynaya bakiyosun……..O nu gordun ruyanda…evet, onu gordun, bitaneni gordun...elini tuttun, sarildin, optun, saclarini oksadin, eskisi gibi…. Goz yaslari…akti akti akti….odana gittin…radyonun dugmesine bastin, yine acikli kanal…acimasiz sarkilar…iste o geceler yine basladi, gecmeyen uzun geceler…resmini ariyosun bulamiyosun…1 tane varmiydi acaba, evet vardi bilgisayarinda sadece 1 tane…acip bakiyosun…aslinda sen onu hic unutmadin…a$iksan yokedemezsin,yangin soner….kulleri kalir…,icin acimaya devam eder…,onun icin akittigin herdamlaya deger diye dusunursun, onun icin agladigin hicbir geceye hicbir gune hicbir saniyeye pisman olmadin ki sen..yine aglayabilirsin o yuzden o hissetmese de....
“Bu sana son yazışım...” diye başlayan bir mektup var şu an karşımda.
“Bu sana son sözüm” dermiş gibi bakan. Simsiyah harflerle kirletilmiş, bembeyaz
bir sayfa. Neresinden bakılsa acı, hangi satırından başlansa hüzün, hangi kelimesi okunsa güvensizlik.
Oysa ki benim; batan güneşin ardından sarıldığım, tepeden aşağı inerken, çakıl
taşlarıyla birlikte yuvarlandığımda düşündüğüm biri var…
“Bu sana son yazışım…” bir ayrılığın ilanı gibi, ölünün üzerine son kürek toprak, gözdeki son damla, son kez el sallamak gibi…
Oysa ki benim; Kışın soğuğunda, dalgaların kayaları dövdüğü anlarda, fırtınalarda savrulurken sığındığım biri var…
“Bu sana son yazışım...” düşündüklerinin, hissettiklerinin ve yaşadıklarının benim için zerre kadar önemi yok demek değilse ne bu? Sen istediğini söyle, senin söylediklerinin hiç bir anlamı yok demek değilse ne bu?
Oysa ki benim; derinlerde soluksuz kaldığımda ve nefesimin bana ait olmadığını sandığımda, sonsuz gibi görünen karanlığın ortasında, umudumun tükendiği anlarda düşündüğüm biri var…
“Bu sana son yazışım…” diye başlayan ve sana hiç inanmadım, sana hiç güvenmedim diye devam eden satırar bunlar. Üstelik inanmam ve güvenmem için yaptığın herşey boşa kürek çekmek, yetersiz, yersiz ve saçma çabalardan başka hiç birşey değil bunlar.
Oysa ki benim; burnumda yağmur kokusu varken, bulutlar hızla akıp geçerken, ve çocuklar ağladığında, perdeler uçuştuğunda düşündüğüm biri var…
“Bu sana son yazışım…” ben bunları hak ettmedim… Ama sen herşeye müstehaksın, üzülmelisin, kırılmalısın, parçalanmalısın, yok olup gitmelisin… Senin söylediklerinden daha değerli başkalarının ne dediği, senden daha değerli başkalarının ne düşündüğü demek bu.
Oysa ki benim; elimi uzattığımda ve saatin her çalışında, yanımdayken özlediğim ve uzaklaşınca her an düşündüğüm biri var…
“Bu sana son yazışım…” Açıkca dilediğini yap, ben istediğim kadar daha yanındayım. Kendimi hazır hissedince girdiğim gibi çıkacağım hayatından demek bu?
Oysa ki; Aklımın kıyısında dolaşan ve dilimin ucundayken yanarcasına düşündüğüm, deniz gözlerinde dolaşırken yemyeşil ormanlarda yok olup gittiğim biri var…
Tek kişilik dünyamda ölçülü adımlarla yürüyorum. Boshwer dim ve ben artık kendi MaSaL ıma dönüyorum. Sana geliyorum. Aylardan Nisan, sabahın erken saatleri ve bahar…
Dokunma satırlarıma aklından bile geçirme! Ne doğrum senin doğrun ne yanlışım yanlışın...
Çiziyorum yazılan eski satırları, yok aslında içimde hiçbir kin tanesi. Aklımın uçsuz bucaksız kurak bozkırlarında şimşekler çakıyor. Yeniden bulabilir miyim bir umut yetisi?
Virgüller koyamazsın benim hayallerime,
Noktalar yerleştiremezsin, bitiren acımı kederlerimi
Yoktur başı sonu mısralarımın
Hiçbir ünlem taşıyamaz imdatlarımı...
Küçük bir gri bulut yumağı alıp, yalvarıyorum düşürsün birkaç yağmur tanesi. Bir yeşilliği hasret sulanmayan aklım duruyorum esen poyrazların önünde. Kuruyor Tanrım bir bir düşüncelerim, donuyor ayazında sabahın olmayan mor güneşleri ne anlam buluyor birkaç söz, istemiyorum dokunma hatta uzatma elini...
Dokunma satırlarıma aklından bile geçirme
Ne doğrum senin doğrun, ne yanlışım yanlışın
Sen ki sen, düşün hangi gece sabahladın ayla?
Hangi yıldıza acaba benim gibi baktın?
Ben yüreğimin demirlerine soğuk soğuk parmaklarımı geçirirken,
Sen kendini hangi yalanlara sattın?
İçimde uluyan köpek gibi pişmanlıklarıma, aklımın en uçsuz bucaksız kurak bozkırlarında leşleri sevgilerimin bende koşacak bozkır çok içim kokuyor...
Sen ki sen, hangi soruma cevap oldun yoluma yoldaş?
Ne gün umut bildin umutsuzluğumu?
Yalan yanlış sözlerini döktüğün hangi gecenin lanet saatinde küfrediyor yüzüne utanıyorsun yeminlerinden,
Bir hayali sevdim ben Kendimi sevmeyi sevdim Onu sevmeyi sevdim O Kim o Bilmiyorum Yoksa Sevmeyi mi bilmiyorum Hayallerimde yaşattığım aşkı Gerçekte bulamamak mı Beni bu hale getiren Bilmiyorum Yoksa Sevgiye duyduğum açlık mı Yanılmış olmalıyım Ben duygusuz alçak olamam Bu kadar ruhsuz olamam Bu kadar küskün olamam İçimdeki şey Neysen çık ortaya Göster kendini Boyunu , posunu ki; Seninle mücadele edebileyim. İçimdeki O, Çık ortaya ki; Güçlerimiz birleşsin İçimdeki Sen, Çık ortaya hadi Dürüstçe,erkekçe Saklanma artık. Haykırmak istiyorum Neyi Bilmiyorum Dışımdaki Ben, Kapatma kapılarını İzin ver Çöz zincirlerini esirinin Çöz ki; Gerçek karşılaşma olsun Ben kimim Sen kimsin Meydan okumayın birbirinize Bırakın zincirleri Tek başına yaşayabilirsiniz Korkmayın birbirinizden İçimdeki Sen’i esir alan Ben İzin ver Çıkart Ben’den Sen’i ki; Ben’le Sen’i tekrar toplayayım Biz olsun, Bir olsun…..
Hiç olmadık bir zamanda anlar insan gerçeğini
Geçmişin derinliklerine gömmüştüm..Nicedir sevgiye olan Hasretimi.
Her yeni günde..Biraz daha büyüdü içimdeki boşluk..Bazen yerini melankoliye bıraksa da Sonuçta hep..Yalnızlığa gebeydim sanki Bir gün Doğacak beni aşan duygular Biliyorum..
Verebilecek hesabım yok aslında Boşlukta geçen yıllarıma Ama Bir sevda borçluydum Duygularıma.
Bazen Bir yeli olup esmek istesem de Ağzım var dilim yok misali Dilim lal oldu hep Susturdum yüreğimi Duygularım affedin beni :...