Öğrenciye Zekat Verilir mi ?

Öğrenciye Zekat Verilir mi ?
öğrenciye zekat verilir mi
zekat öğrenciye verilir mi



Genelde zekat verilirken akıllara takılan bir sorudur bu soru melekler :) Öğrenciye zekat verilir mi? Eğer öğrenci ergenlik çağındaysa ve kendine ait malı mülkü yoksa, babası zengin de olsa o öğrenciye zekat verilir. Tam açıklamayı kaynaklarıyla şöyle yapalım...



İslâm'da aile fertleri arasında mal birliği değil, mal ayrılığı esası vardır. Bir aile içinde karı, koca ve çocuklardan her birinin malı kendisine aittir. Bu itibarla aile fertlerinden karı, koca ve yetişkin aklı başında çocuklardan kimin borcu ve aslî ihtiyaçları dışında 80,18 gr. altını veya bu miktar altın değerinde parası veya kullanmadığı fazla malı ve eşyası varsa o kimse zengin sayılır. Bu miktar fazla mal varlığı olmayan kimse ise, dinen fakir sayılır.

Anne ve babaları zengin de olsa ergenlik çağındaki fakir öğrencilere, zekât verilebilir.

Buluğ çağına gelmiş malı ve mülkü bulunmayan büyük çocuklari babalarının serveti ile zengin sayılamayacaklarından kendilerine zekat verilebilir ve onlar da alabilirler.

Babaları zengin olan küçük öğrencilere ise, zekât verilmez. Çünkü ergenlik çağına gelmeyen çocuklar, babalarının zengin olmasıyla zengin sayılırlar.

Buna göre, bir kimse zekâtını, zengin bir erkeğin (buluğa ermemiş) küçük çocuğuna veremez. Çünkü bu çocuk, babasının malı ile zengin sayılır. Fakat bir kimse zekâtını, zengin bir adamın fakir ve Müslüman olan babasına veya zengin bir adamın fakir, Müslüman ve buluğa ermiş çocuğuna veya o şahsın fakir ve Müslüman bulunan zevcesine / karısına verebilir. Çünkü bunlar birer şahıs olarak tasarrufa sahiptirler, birbirlerinin serveti ile zengin sayılmazlar. (bk. Ömer Nasuhi Bilmen, Büyük İslam İlmihali, Zekât Bölümü, 100. paragraf)

Allah yolunda olan öğrenciler ve hizmet edenler fakir değillerse onlara da zekat verilebilir mi?

Peygamber Efendimiz (asm),

“Bir kimse ilim elde etmek için yola çıkarsa, dönünceye kadar Allah yolundadır.” (Tirmizî, İim, 2)

buyurmaktadır. Bu ifadeye göre Allah için samimi niyetlerle ilim elde etme ve insanlara faydalı olma düşüncesiyle yapılan ilim tahsili “fî sebîlillâh” ifadesinin kapsamı içerisindedir. (bk. Mübârekfûrî, 5/269, 298)

Zekatın sarf yerlerinden biri olarak ifade edilen “fî sebîlillah-Allah yolunda” kavramına bazı fıkıhçılar ilim tahsil edenler, bu uğurda emek harcayanlar anlamını vermişlerdir. İlme hizmet eden insanlara Allah yolunda çaba harcayanlar ve dinin ihyâsı için çalışanlar gözüyle bakılarak, her dönemde bu sınıf zekat kapsamına alınmıştır.

Bu konudaki ifadeler, daha çok Hanefî kaynaklarının bazılarında İmam Muhammed’e nisbet edilen bir rivayetle ifade edilmektedir. (bk. Seybânî, Muhammed b. Hasan, es-Siyeru’l-Kebîr, Matbaa-yı Âmire, İstanbul 1241, II/301)

Hanefî fakihlerinden bir kısmı ilim talep etmeyi “fî sebîlillâh” kavramı içerisinde telakki ederek, âlime ve ilim tahsil edene zekât verilebileceğini, gerekçe olarak da bunların çalışmalarını ilme hasredip kazanç imkanlarından mahrum kalmalarından dolayı olduğunu ifade etmişlerdir. (bk. Dâmâd, Mecmau’l-Enhür, İtanbul 1287, 1/214; İbn Âbidîn, 2/364; Tahtâvî, Hâsiye alâ Merâgı’l-Felâ, s. 472; Meydânî, el-Lubâb 1/154)

Şafiî kaynaklarda ilim ile uğraşan talebenin kendi geçimini kazanması halinde ilim tahsilinden geri kalabileceği, dolayısıyla da kendisine zekat verilmesinin helal olacağı ifade edilmektedir. (Nevevî, el-Mecmû, 4/190)

Dinimize göre zekat, yalnızca yoksulların eline muhtaç oldukları nesnelerin verilmesi hizmetini yapan bir yardım kurumu değildir. Ayette sayılan sekiz sarf yerinden beşi, “zekatı toplayanlar, kalbleri İslâm’a ısındırılacak olanlar, bir kısım borçlular, yolda kalmışlar, Allah yolunda hizmet edenler,” dir. (bk. Tevbe, 9/60)

Bu nedenle, "Allah yolunda kendini ilim öğrenmeye ve öğretmeye veren kişi zengin de olsa ona zekât verilebileceği" fıkıh kitaplarında açıkça belirtilmiştir. (bk. İbn Abidin, Reddü'l-muhtar, Zekat Verilecek Yerler Bölümü)

Kur’ân’ın zekat verilecek sekiz sınıfı bildirmesi, zekatın sadece fakir ve yoksullara tahsis edilemeyeceğini, bunun dışında da mükellefler için değişik alternatifler olduğunu ifade etmesi konumuz açısından da önemlidir. (bk. Sıddîk b. Hasen, er-Ravdatü’n-Nediyye, Katar, ts., 1/307; Murteza Köse, "Fî Sebîlillah” Kavramının Zekat Açısından Tahlili”, Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, Sayı: 21, Erzurum, 2004)
 
Üst