gebe
  1. renesme

    renesme Aktif Üye Üye

    Kayıt:
    22 Nisan 2010
    Mesajlar:
    414
    Beğenilen Mesajlar:
    77
    Ödül Puanları:
    28
    Şehir:
    hatay iskenderun

    Ağ gelin efsanesi

    Konu, 'Efsaneler' kısmında renesme tarafından paylaşıldı.

    [h=1]Ağ gelin efsanesi nedir?[/h] Bir ağıt olan “Ağ Gelin”, Kayserinin bir çok yerinde bilinmekle beraber, özellikle Avşarlar arasında çok sevilerek söylenip dinlenmektedir. Kızlar gelin giderken kınalarında bu ağıt söylene gelmiş; bir çok genç kız, annesinin sıcak bağrından ayrılırken bu aıt ile ağlatılmış, bu ağıt ile erinin evine yollanmış. Bu ağıt, gönüllerde sevgi olmuştur. Öyle ki bu sevgi, Ağ gelini halaya bile yakıştırmıştır. Çoğu köyde halay tutanlar, halaya başlamadan önce davul ve zurnacıdan mutlaka ağ gelini çalmalarını ister. Bir ağırlamaya veyâ hareketli halaya geçmeden önce, zurna eşliğinde çalınan bu havanın ezgisine; dizili olan oyuncular Ağ gelinin türküsünü söyleyerek, aynı zamanda sağa-sola doğru çok yavaş bir şekilde sallanarak halaya hazırlanırlar. Dadaloğlu’na da dayandırılan bozlak şeklindeki bu türkünün bitiminden hemen sonra ise hızlı bir halaya geçerler.
    Ağ Gelin’in Develi’de yaygın bir efsane şeklinde anlatıldığını belirten Kadir Özdamarlar, taş kesilme motifine uygun olan bu ağıtın öyküsünü şu şekilde anlatmaktadır.
    “Koçgun devri” adı verilen 1603-1607 yıllarındaki isyan ve soygun hareketlerinde Develi’de etkilenmiştir. 1603 yılında ünlü eşkıya Tavil Mehmet’in yine Han Mehmet adındaki eşkıyanın yaptığı kötülükler ile aşiretler arasındaki kanlı çatışmalar meşhurdur.
    Ağ gelin efsanesi de bu kötü günlerin izlerini taşımaktadır. Efsanenin halk tefekküründeki gelişimi şöyledir:
    Develi’den bir Türkmen obası, Erciyes’in güney eteklerinde bir yaylaya çıkarlar. Bu obada, ahlaki ve fiziki güzelliğinden dolayı Ağ (Ak) Gelin adı verilen bir gelin vardır. Kocası ve iki çocuğu ile beraber mutlu yaşarlarken, kocası gurbete çalışmaya gitmiştir. Develi çevresinde yaşayan bir eşkıya, güzelliği ile şöhret bulan Ak Gelin’e göz koymuştur. Sahipsizliğini de anlayınca, bir gece obayı basarak kaçırmak ister.
    Nâmus timsali Ak Gelin, olayı anlar; gece karanlığında iki çocuğunu ve küçük sandığını yanına alarak, karışıklıktan da faydalanarak gizlice Erciyes’e doğru kaçar. Erciyes’in ortalarında öyle bir yere gelir ki, ilerisi uçurum gidilmez. Geriye dönse eşkıya. Gözyaşları ve çaresizlik içerisinde ellerini açar ve Allah’a yalvarır: “Allah’ım! Beni ve çocuklarımı ya taş et, ya da kuş.”
    Duası, kabul edilir. İlk defa taş et dediği için, onlar taş kesilir. Güneş doğunca oba sakinleri ve eşkıya; Ak Gelin, iki çocuğu ve çeyiz sandığının hayretle ve şaşkınlıkla taş kesildiğini görürler.
    Günler sonra obaya dönen kocası olayı annesinden öğrenir. Koşarak ailesinin taş kesildiğini görür. Uzaklardan bir ses duyar: “Yiğidim namusunu bir eşkıyaya çiğnetmedim. O eşkıyadan ahtımı koma.”
    Bu ses Ak Gelin’in sesidir. Delikanlı taş kesilen ailesine bakarak: “Alırım ahtını, koymam Ak Gelin!” diye haykırır.
    Türk milletinin gönlünün sesi olan Dadaloğlu, Ağ Gelin türküsünde de kendini göstermiştir. Dadaloğlu tarafından söylendiği belirtilen Ağ Gelin’in, Kaman’da söylenen bir hikayesi de şu şekildedir. Ağ Gelin’in gerçekte Hamitli Cerit kızı olduğu, aynı zamanda da Dadaloğlu’nun karısı olduğu belirtilmektedir. Dadaloğlu eve gelmemiş, karısına bakmamış. O da aşiretine dönmüş. Hamit’e yerleşmiş. Dadaloğlu, uzun yıllar karısını arayıp sormayınca, o da evlenmiş. İş işten geçtikten sonra Dadaloğlu, çıkıp gelmiş. Yanmış, yıkılmış. Oba oba gezip çalıp söylemiş. Kaman’da Mamalı Değirmeni’nde bir bağ evinde öldüğü söylenen Dadaloğlu’nun Tomarza İlçesi Dadaloğlu Kasabasında da mezarı bulunmaktadır.
    Ağ Gelin Türküsü
    Yöre: Kayseri
    “Ağ gelin de indim ola yayladan Ağ gelin sürmelim oy.
    Kaşı değil gözü beni ağlatan Ağ gelin sürmelim oy.
    Bu güzellik sana kadir Mevlâ’dan Ağ gelin sürmelim oy.
    Ölürüm de ahtımı koymam sende Ağ gelin sürmeli sevdiğim.
    Sarı yazma pek yakışır güzele Ağ gelin sürmelim oy.
    Sarardı gül benzim döndü gazele Ağ gelin sürmelim oy.
    Ben gidiyom da sen yârini tazele Ağ gelin sürmelim oy.
    Ölürüm de ahtımı koymam sende Ağ gelin sürmeli sevdiğim.
    Bir taş attım karlı dağın ardına Ağ gelin sürmelim oy
    Düştü mola Ağ gelinin yurduna Ağ gelin sürmelim oy
    Senin ile şu beylerin derdine Ağ gelin sürmelim oy
    Alırım ahtımı koymam sende Ağ gelin sürmeli sevdiğim
    Ağ gelin de oturmuş çorap örüyor Ağ gelin sürmelim oy
    Çorabın üstüne güller deriyor Ağ gelin sürmelim oy
    Zalim anan uzaklara veriyor Ağ gelin sürmelim oy
    Alırım ahtımı koymam sende Ağ gelin sürmeli sevdiğim
    Irmak kenarında biter yosunlar Ağ gelin sürmelim oy
    Yosunun üstünde bizi yusunlar Ağ gelin sürmelim oy
    İkimizi de bir mezara kosunlar Ağ gelin sürmelim oy
    Ağ gelin de biri yari desinler Ağ gelin sürmeli sevdiğim
    Ağ gelin oturmuş taşın üstüne Ağ gelin sürmelim oy
    Taramış zülfünü kaşın üstüne Ağ gelin sürmelim oy
    Bir selamın gelmiş başım üstüne Ağ gelin sürmelim oy
    Alırım ahtımı koymam sende Ağ gelin sürmeli sevdiğim.”

     
    smiley bunu beğendi.
  2. smiley

    smiley Daimi Üye Üye

    Kayıt:
    3 Ağustos 2012
    Mesajlar:
    1.545
    Beğenilen Mesajlar:
    925
    Ödül Puanları:
    113
    Şehir:
    Eskisehir
    evet bende dinlemistim bu hikayeyi ve hatta tgrt´de bir zamanlar türkü filmi diye bir dizidede izlemistim.. cok güzel bence... Namus icin kadin tas kesiliyor.. simdiki zamana bakinca bazilarinin namussuzluklarini görünce insan tas kesiliyor...
     
  3. renesme

    renesme Aktif Üye Üye

    Kayıt:
    22 Nisan 2010
    Mesajlar:
    414
    Beğenilen Mesajlar:
    77
    Ödül Puanları:
    28
    Şehir:
    hatay iskenderun
    çok güzel bir yorumdu bence.teşekkürler.
     
  4. ÖzGüL

    ÖzGüL Daimi Üye Üye

    Kayıt:
    17 Nisan 2012
    Mesajlar:
    965
    Beğenilen Mesajlar:
    599
    Ödül Puanları:
    193
    aynen smicim çok doğru sölemişin.
     
Ağ gelin efsanesi konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Balıklarda Ağlar

    Balıklarda Ağlar

    Aslında denizler mavidir bilir misin ya da biraz yeşil... Griye bulanmış sulara , siyaha bulaşmış derinliklere deniz demeye dilim varmıyor benim. Varnalının kızıyım ben. Geldiğim yer Suyun öte yakası. Kanım ayak uyduramıyor kasvetine Anadolu'nun. Hüzün kokusu alıyorum buram buram dağlarda uçuşan martılardan.Düşlerimdeki bembeyaz martılar; dünya barışının beyaz güvercinlerine inat, huzurla...
  2. Ağ

    Balık vs. ağı bunlarla geçimini temin eden kişi için rızka, diğerleri için hileli bir işe sürüklenmeye yahut hileli bir yöntemle insanları zarara uğratmaya delalet eder. ( Ayrıca Bakınız; Balık Ağı, Faka Basmak.)Bazı sorun ve sahtekarlıkla karşı karşıya kalacaksınız demektir. Bazı sorun ve sahtekarlıkla karşı karşıya kalacaksınız demektir.Birtakım sorun ve sahtekarlıklarla karşı karşıya...
  3. Anne Ve Gelin Kınada Neden Ağlar

    Anne Ve Gelin Kınada Neden Ağlar

    gelinin annesine söylediği şarkı EVLİLİK yeni bir ev kurulma ve aile oluşumunu sağladığı gibi bir evladında evinden ayrılması anlamına gelebilir. Lakin bu ayrılma mutlu bir ayrılıkta olabilir mutsuz da. Evlenecek kız kısa vadede ana ocağından ayrıldığı gibi evlilikten sonra ve yılların hızla akmasıyla birlikte erkek evladın da ana ocağından ayrıldığı görülmektedir. Erkek ailesindeki ayrılıkta...
  4. Gelin Kayaları Efsanesi

    Gelin Kayaları Efsanesi

    ORDU-Gelin Kayaları Efsanesi Melet Irmağına doğru inen sarp tepenin, ormanlarla örtülü yamacında çok fakir ve yaşlı biri varmış. Melet, kenarındaki değirmenlere gidemeyen köylülerin zahralarını avlusundaki ufak dibek taşında öğütür, geçimini bu suretle sağlarmış. Bazı rivayetlere göre. bu öğütücü bir kişi tarafından döndürülebilen, çevre halkının "El Değirmeni" dediği cinsten bir...
  5. Zöhre - Ezo Gelin Efsanesi

    Zöhre - Ezo Gelin Efsanesi

    ezo gelin efsanesi Asıl adı "Zöhre" olan Ezo Gelin, 1909´da Oğuzeli ilçesinin Uruş köyünde doğdu. Babası, Bozgeyikli oymağından Emir Dede, anası Elif´tir. Nüfus kaydında halen bekar görünen Ezo´nun, üçü erkek, üçü kız altı kardeşi daha vardır. Ezo, erken gençliğinden itibaren, güzelliğiyle dikkatleri üzerinde topluyordu. O kadar ki; düğünlerde gözler, gelinden çok onun üzerinde...

Sayfayı Paylaş