gebe
  1. ms_enemy

    ms_enemy Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    26 Kasım 2007
    Mesajlar:
    4.236
    Beğenilen Mesajlar:
    11
    Ödül Puanları:
    0

    Çocukları Tanıyor musunuz?

    Konu, 'Aile, Evlilik ve Çocuklar' kısmında ms_enemy tarafından paylaşıldı.

    Newsweek dergisinin 10 Mayıs’99 tarihli sayısının kapağındaki soru buydu. Amerikan toplumuna sorulan bu soru, “ana babaların çocuklarını ne denli tanıdığını” sorguluyordu. Amerika’da yaşanan şiddet olaylarını yaratan çocukların anne babaları, “onların böyle bir şey yapacaklarının akıllarının ucundan geçmediğini” söylemişlerdi. Pek çok anne baba için de durum hemen hemen aynıdır: “Benim çocuğum mu yapmış? Olamaz böyle şey. Benim çocuğum bunu yapmış olamaz.” Ergenlerin sorunlarının çoğu kez ortaya çıkan bir olayla patlak verdiğini açıklayan araştırmalar, anne babaların önce bir şok yaşadıklarını da belirtiyor. O zaman da yukarıdaki sorunun önemi çok büyük: “Çocuklarınızı tanıyor musunuz? Ne ölçüde tanıyorsunuz? İç dünyalarını biliyor musunuz? Sizinle paylaştığı şeyleri var mı? Çocuğunuzun arkadaşlarıyla neler konuştuğunu merak ediyor musunuz? Çocuğunuzla arkadaş mısınız? Bunu sorduğum her anne babanın önce tepkiyle karşılayıp, “Bilmez olur muyum, elbette tanırım, o benim çocuğum” dedikten sonra düşünmeye başladığını gördüm. Bir süre sonra “Tanıdığımı sanıyorum, ama belki de tam olarak tanımıyorum” dediklerini duydum. Hepimiz “çocuklarımızı tanıdığımızı” sanırız, ama nelerini tanırız, nelerini biliriz? Bir anne, çocuğunun hangi yemekleri sevdiğini, hangilerini sevmediğini çok iyi bilir de “çocuğunun hayal kırıklıklarını” bilir mi? Bir baba, çocuğunun okuldaki derslerinin hangilerinde daha başarılı olduğunu bilir, ama gelecekten neler beklediğini bilir mi?
    “Çocuklarımızın nelerini bildiğimizi” şöyle aklımızdan bir bir geçirirsek, “tutkularını, özlemlerini, korkularını, kaygılarını, kendisi hakkında neler hissettiğini” bilip bilmediğimizi sorgulayabiliriz. Böyle bir sorgulamayı gerçekten içtenlikle yaptığımız zaman, gerçekte çocuğumuzun iç dünyasındaki çok az şeyi bildiğimizi hayretle görürüz.
    Aslında “kendimizi yeterince tanıyıp tanımadığımızı” sorduğumuz zaman da bizi çok şaşırtan sonuçlara varabiliriz.
    Bu durumun çok önemli nedenleri var. Özetle görürsek:
    • Yeni teknolojilerve eğlence endüstrisi aile yapısını
    Değiştiriyor, ergen çağındaki gençler daha çok yalnızlık içinde kalıyor. Evlerimizdeki televizyonlar, radyolar, bilgisayarlar, İnternet, giderek “evdeki konuşma ortamı”nı kaldırıyor, bunun yerini, herkesin kendi algısına, kendi değerlendirmesine dayalı “tekil uğraşlar” alıyor. Bu durumun giderek artan oranda “yalnızlaşma”ya, “birbirine yabancılaşma”ya yol açtığı görülmektedir. Artık bir ev içindeki insanlar birbiriyle ancak günlük gereksinmeler için konuşmakta, duygu ve düşünce paylaşımı ortadan kalkmakta, böylece ortak yaşam değerleri de silinmektedir.
    • İletişim ve bilgi teknolojilerinin, yaygınlaşması
    yanında “pazar ekonomisi değerlerini” oluşturmakta yaygın biçimde kullanılması da sosyal değerlerde büyük bir değişime yol açmaktadır. Bu durum “çocuklar üzerindeki aile etkisini azaltmakta”, çevre etkisini arttırmaktadır. Bu çevre etkisinin de başında “yaşıtların etkisi” gelmektedir. Pazar ekonomisi değerleri ise “marka düşkünlüğü” ile, “moda ilgiler”i uyarmakla, “araba tutkunluğu” ile, “iyi yaşamayı harcanan para miktarı”yla ölçmeyle kendini göstermektedir. Bunların ruhsal ve sosyal doyum sağlayacak ölçüde elde edilememesi şiddet davranışları için altyapı oluşturmaktadır.
    • Gençlerin “özdeşleşim modelleri” büyük ölçüde
    değişmektedir. Toplumların olumlu örnekleri olan “bilim öncüleri”, “büyük sanatçılar”, “adalet savaşçıları”, “güçlü politik liderler” artık özdeşleşim örnekleri olmamakta, yeni örnekler “çıkar dünyasının”, “şiddet ortamlarının”, “hızlı zenginlerin” içinde aranmaktadır.
    • Gençlerin sosyal değerlerini, inançlarını çevreleri
    oluşturmaktadır. Bu yeni çevre de “yakın arkadaşlar”, “İnternet’ten bulunan gruplar”, TV ve sinemanın imajları olmaktadır. Buralardan gelen yoğun etkiler gençlerin “yeni sosyal değerleri”ni oluşturmaktadır. Bu değerlerle ailelerin geçmişten gelen değerleri arasındaki fark çok büyümektedir.
    Geçmişten gelen “arkadaşlık, dostluk, dayanışma” değerleri, günümüzün “rekabetçi yarışma ortamı”nda yitip gitmekte, yerini, ne yolla olursa olsun “üstün olma” değeri almaktadır. Gene “dürüst olma, hak ettiğini kazanma, kendi kazandığına sahip olma” değerleri de değişmekte, “ne yolla olursa olsun, kimin olursa olsun sahip çıkma” düşüncesi yeni fırsatçı yaklaşımın değeri olarak ortaya çıkmaktadır.
    Bütün bu etkenler birlikte düşünüldüğü zaman, yalnızlık duygusu, bunu gidermek için sanal dünyadan arkadaş bulma isteği (ve kolaylığı), bu yolla aktarılan yeni dünya düzeni değerleri, 12-19 yaş arası gençlerini büyük ölçüde değiştirmektedir

     
  2. gülçin

    gülçin Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    24 Mart 2008
    Mesajlar:
    13
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Ce: Çocukları Tanıyor musunuz?
    çocuklar hiç tanınmazmıı:)
    ellerine sağlık canım....
     
  3. eda_guzel

    eda_guzel Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    21 Ocak 2010
    Mesajlar:
    87
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    aslında kendimi bile tanımıyoyorum
     
Çocukları Tanıyor musunuz? konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Erkeğinizi Yeterince Tanıyor musunuz?

    Erkeğinizi Yeterince Tanıyor musunuz?

    Bir kadının bir erkeği tam anlamıyla tanıması yıllar sürebilir. Ama eğer o kadar vaktiniz yoksa ve karşınızdaki erkeğin dünyasına bir an önce girmek istiyorsanız, birkaç hızlı taktik uygulayarak bunu başarmanız mümkün. Erkeklere sorarsanız bütün kadınlar onların önce gözlerine, sonra beyinlerine, sonra da kalçalarına bakıyorlar. Oysa yapılan araştırmalardan çıkan sonuca göre kadınların bir...
  2. Bu Namazı Tanıyor musunuz?

    Bu Namazı Tanıyor musunuz?

    Hz.Ali Bacağındaki okun çıkarlıması için namaza durayım öyle çıkarın diyordu..Niye acaba?Çünkü öylesine huşu içindeydi ki öylesine rabbine teslimdi ki bırakın ok çıkarmayı kolunu bacağını koparsanız öldürseniz birşey demezdi;çünkü o rabbirahiminin huzurundaydı Allah bize Hz.Ali şuurunda namaz kılmayı nasip etsin..Amin...
  3. Cilt kanserini tanıyor musunuz?

    Cilt kanserini tanıyor musunuz?

    Cilt kanserleri ve benler son 20 yılda bir önceki yıla göre yüzde dört oranında artış gösteriyor. Bu artışı, durdurmak mümkün olmasa bile, erken teşhis ve güneşe olabildiğince az maruz kalmak, hastalığa yakalanma riskini minimuma indiriyor. Cilt kanserleri neden oluşur, daha çok vücudun hangi kısımlarında görülür? Cilt kanserlerinin en önemli nedeni, cildimizde oluşan güneşe bağlı...
  4. Bu Haini Tanıyor Musunuz?

    Bu Haini Tanıyor Musunuz?

    * O insanların ruh sağlığını bozmakta pek maharetlidir. * O, ilk önceleri bir eğlence olarak hayatlara girer.. * Sinsidir, yavaş yavaş kişiyi hastalık derecesinde kendisine bağımlı yapar. * O, kişiyi bazen suç işlemeğe teşvik eder. * O, hastalık derecesinde ciddi mali sorunlara yol açar. * Onu oynamak, kişinin işine olan ilgisini de azaltır. * Depresyon, onu oynayanların...
  5. Cildinizi Tanıyor musunuz ?

    Cildinizi Tanıyor musunuz ?

    cilt bakımı ciltle ilgili bilgiler Hepimiz az veya çok cilt bakımımızla ilgilenmeye çalışırız melekler :) Hiçbirşey yapamasak elimize, yüzümüze bir krem süreriz. Peki bakımıyla uğraştığımız bu yapıyı ne kadar tanıyoruz ? İşte bilgiler :tik: Cildimiz yaklaşık 2 metrekarelik yüzeyi ve 10 kg. ağırlığı ile vücudumuzun en büyük organıdır.Cildimiz 3 ayrı katmandan oluşmaktadır: Üst Tabaka...

Sayfayı Paylaş