gebe
  1. Gül Hanım

    Gül Hanım Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    16 Nisan 2009
    Mesajlar:
    2.278
    Beğenilen Mesajlar:
    17
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    burdur

    hayatın son kullanma tarihi varmı?

    Konu, 'Bunları Biliyor musunuz ?' kısmında Gül Hanım tarafından paylaşıldı.

    Hepimizin yaşadıklarımıza dair pişmanlıkları vardır. İtiraf ettiğimizde çok geç kaldığımız. "Keşke" dediğimizde, "keşke" demenin bile vaktinin geçtiği zamanlarımız. Bir anlık öfkeyle söylenen sözlerimiz. Başkalarına danışarak aldığımız kararlar, bunun neticesinde yanlışlıklarımız vardır. Daha sonra hata yapıldığı bilindiği halde, geriye dönemediğimiz için sancılarımız. "Eyvah ben ne yaptım." Diyemeyecek kadar altında ezildiğimiz fevri hallerimiz.


    İnsanı ne kadar harap eder, ne kadar ezer bu durumlar. Bu ezilmişliğin altında da sadece bizim duyduğumuz çığlıklar kalır. Öyle bir sızı girer ki yüreğimize, acısı senelerce geçmez.

    Yaşanan en ufak sorunda acı en ücra yerinden çıkıp, dikilir karşımıza. Başımız öne eğilir, kelimeler biter. Belki kendimizi suçlarız, belki bir kaç kişiyi. Suçlu kim olursa olsun, pişmanlıklarımıza sebep olanlar hiç bir şey olmamış gibi hayatını yaşarken, sancıyı yüreğine alan çeker. Birçok dost, arkadaş, sayısız sevenlerde olsa etrafta, pişmanlık girdi mi yüreğe acısı kolay kolay geçmez.
    Yaşadığımız en ufak bir sorunda "keşke o zaman şunu şöyle yapsaydım" der kalırız. Ne geriye dönebilir, ne geçmişten âna gelebiliriz. İki çarmıh arasına gider gelir ömür. Ne kadar kitap okunsa, söz dinlense, nasihat uygulanmaya konulsa da nafile, bir kere pişmanlık gelip keyfince kurulmuştur tahtına. Her anda batırır iğnesini, kekremsi bir tat alır yaşananlar.

    Ve insan sonunda anlar: ağlamakta tek başına, gülmekte.

    Geriye dönüşü olmayan her olay insanı perişan eder. Bu sebeple "Hayır- Evet" demeden önce iyice düşünmeli kişi. “Bu kararı vermemde sebep ne; korkularım mı gerçekler mi?” diye defalarca sormalı. Zira sağlıklı alınan her karar, seneler sonrada hatırlansa "iyiki öyle olmuş." dedirtir insana. En zor anda dahi sızlatmaz kişiyi.
    Ama insan bazen ayrıntılarda boğulur. Korkularına teslim olur.

    Ayrıntılar karşısına geldiğinde korku silahlarıyla savaşır onlarla ve kaybeder. Kaybını yıllar sonra başka bir olayın için de fark edince, işte o an kayar gider elinden, benim dediği bütün sahiplikleri. Bardak yere düşmüş ve kırılmıştır artık. Ağlasa da boş, yalvarsa da ...

    İnsan bazen yüreğini hiç bir yere sığdıramaz, kimselere emanet edemez. Onu her şeyden, herkesten saklar. Belki vermiştir de yere düşürülmüş, bir yerleri çizilmiştir. Bu düşmeden arta kalanlar bu kadar çekingen yapmıştır. Tecrübeler insanı olduğundan, istediğinden daha farklı davranmaya iter. Unutulan ise, hayat bazen gözü kara olmayı ister.

    Ve insan fark eder ki: cesaretle korkaklık birbirine tıpatıp benzer.
    "Ayı yavrusunu severken öldürürmüş" derler. İnsanlarda birbirinin kıymetini kaybedince anlar. Tam yitip giderken elimizden çok sevdiklerimiz, birçok sözler veririz. "Bir daha öyle yapmayacağım, bir daha bu şekilde olmayacak" diye. Belki gerçekten değişmişizdir, evet bir daha bu şekilde olmayacaktır. Karşımızdakini üzdüğümüz o olaylar tekrarlanmayacaktır. Ama bitmiştir artık. Kırılan bir bardak değil yürektir ve her şey incelikten kırılırken, bir yürek kalınlıktan kırılır. Fark edildiğinde yapılacak bir şey kalmamıştır. Pişmanlık.


    Yalvarsak ta, kölede olsak bitmiştir artık. Dal kırılmış bir kere, artık rüzgâr dinse de olur dinmese de..

    Yarının, diğerlerinin kıymetini bilmek için bazen kaybetmek gerek
    ir. Yoksa ne gelenin kıymeti bilinir, ne kazanılanın, ne verilenin, ne affedilenin.

    Bazen kişi kendini çok güçlü hisseder. O kadar güçlü ki, hiç düşünmeden yakar her şeyi, her yeri. Sonra yaktıklarının en çok ihtiyacı olanlar olduğunu görünce, küllerin başında ağlamayı bile gurur sayar. Giderken daha hızlı koşar, yaşlar savrulurken etrafa.

    Her birimizin ayrı ayı pişmanlıkları var. Ancak pişmanlıklarımızı itiraftan bile aciziz bazen. Gururumuzdan, korkularımızdan neler yitti hayatımızdan, ne başlamalara geç kaldık. Başkaları yüzünden ne keşkelerimizi düzeltme imkânlarını kaçırdık elimizden. Konumumuzdan, çevremizden, yada “nederler” demekten, bir özür bile dileyemedik.

    Küçük korkular çekti yaşamımızın satır başlarını.
    Ve hayat her olayda fısıldadı "son kullanma tarihim yok ey insanoğlu"


     
hayatın son kullanma tarihi varmı? konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Kremlerin son kullanma tarihlerine dikkat edin

    Kremlerin son kullanma tarihlerine dikkat edin

    Ambalajların üzerindeki son kullanma tarihleri açılmamış ürünler için geçerlidir. Kullanmaya başladığınız kremlerin ka*paklarını dikkatlice kapatmayı ve ürünü üç ay içinde tüketmeyi ihmal etmeyin, özellikle de oda sıcaklığında saklıyorsanız. Çün*kü ortam ne kadar sıcaksa bakterilerin oluşma riski de o kadar fazladır. Doğal kozmetikler de ise risk oranı daha da artar. Ken*di imalatınız olan...
  2. Son Kullanma Tarihi Geçen Yoğurt Tüketilebilir!

    Son Kullanma Tarihi Geçen Yoğurt Tüketilebilir!

    yoğurdun ömrü ne kadar, yoğurdun son kullanma tarihi, yoğurt ne kadar dayanır Sevgili melekler, daha önce de okududuğum bir makalede karşılaştığım ve hatta denediğim bir olaydan bahsetmek istiyorum sizlere. Aynı tür bir makaleye az önce rastladım ve sizlerle paylaşmak istiyorum. Normalde marketten alışveriş yaparken neye dikkat ederiz? Gıdaların son kullanma tarihlerine değil mi? Yapılan...
  3. Makyaj Malzemelerinin Son Kullanma Tarihleri!

    Makyaj Malzemelerinin Son Kullanma Tarihleri!

    makyaj malzemelerinin raf ömrü, makyaj malzemeleri ne kadar dayanır, makyaj malzemeleri Sevgili melekler, kimi zaman kadınlar çok para vererek aldıkları ya da zor bulabildikleri makyaj malzemelerini uzun süre kullanmaya devam edebilirler. Oysa herşeyin olduğu gibi kozmetik malzemelerinin de bir son kullanma tarihi var. Üstelik olması gerektiğinden daha uzun süreli kullanılan kozmetikler,...
  4. Doğum sonrası korse kullanmanın sakıncası varmı?

    Doğum sonrası korse kullanmanın sakıncası varmı?

    Özellikle pek çok gebe kadının ortak problemidir normal doğumdan sonra ya da sezaryen doğumundan sonra karında oluşan yağlanmalar, göbekte meydana gelen sarkmalar ve fazla göbek kalması şeklinde pek çok endişe taşımaktadırlar. Bu sebeplerden dolayı pek çok anne adayı planlı olarak korse kullanmayı düşünmektedir. Ancak pek çok anne adayı doğumdan sonra karnının ve göbeğinin formunu korumak için...

Sayfayı Paylaş