gebe
  1. SadmiN

    SadmiN ♥ Ölürüm Sana Mavimm ♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    29 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    15.365
    Beğenilen Mesajlar:
    960
    Ödül Puanları:
    113

    korkulan hastalık obezite

    Konu, 'Hastalıklar ve Tedavileri' kısmında SadmiN tarafından paylaşıldı.

    ŞİŞMANLIK (OBEZİTE) Şişmanlık, alınan kalori miktarının harcanan kalori miktarından fazla olması sonucu vücutta yağ miktarının artmasıyla sonuçlanan bir hastalıktır. Besinlerle alınan enerji, harcanan enerji miktarından fazla ise kilo alımı ortaya çıkar. Şişmanlık (obezite) vücutta birçok rahatsızlığa yol açar. Özellikle kalp ve damar rahatsızlıkları, hayati tehlike yaratan durumlardır. Bunun dışında hormonal bozukluklar, sindirim ve solunum sistemi hastalıklarının oluşmasında çok önemli bir faktördür. Peki şişman olduğumuzu tıbbi yönden nasıl anlarız? Bunu hesaplamanın kolay bir yolu vardır. Kilonun boyun karesine bölünmesiyle vücut kitle indeksi ölçülür. (BKİ) Birimi kg/m2 dir. BKİ 25 in üzerinde olanlar fazla kilolu, 30' un üzerindekiler ise şişman yani obezdir.
    Ayrıca başka ölçümler de şişmanlık tanısında kullanılmaktadır. Bel çevresinin kadında 80 cm den fazla, erkekte 94 cm den fazla olması kişinin kilolu olduğunu gösterir. Yine bu değerlerin kadında 88 den, erkekte 102 cm den fazla olması obez olarak tanımlanmaktadır. Bel kalça oranını ölçerek de risk altında olup olmadığınızı öğrenebilirsiniz. Bel çevresinin(cm), kalça çevresine(cm) bölümüyle elde edilen değer kadında 0.8, erkekte 1'in üzerinde olmamalıdır. Yoksa şişmanlığa bağlı hastalık riski artar.

    DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE ŞİŞMANLIK
    Dünyada yetişkin şişman (obez) sayısı 300 milyonun üzerindedir. Türkiye' de obezite araştırma derneğinin yaptığı araştırmada, toplumun yüzde 23'ü obezdir. Kilolu kişilerle beraber bu oran yüzde 30 civarındadır. Karadeniz bölgesinde bu oran yüzde 35'e kadar çıkmaktadır.
    Bugün yapılan araştırmalara göre A.B.D de yaşayan her üç kişiden birisi şişmandır. Amerikalı gençlerin yüzde 15'i fazla kilolu. Bunun en büyük nedenlerinden biri de fast food dediğimiz yiyeceklerden kaynaklanıyor.Bu kadar fazla şişman bir toplum olmamızın nedeni, aldığımız ve harcadığımız kaloriyi dengede tutamamamız yüzündendir. Bir de hayatımızı tv karşısında hareket etmeden geçirmeye başlayınca, kilo almamamız için hiç bir neden kalmıyor.

    ŞİŞMANLIĞIN NEDENLERİ
    Şişmanlıkta en büyük neden fazla yemek yemedir. Ben hareket ediyorum nasıl olsa yiyebilirim gibi bir düşünce çok yanlıştır. Bir müddet sonra kilo alımı başlar. Çünkü kişi yaptığı işin ne kadar enerji kaybettirdiğini bilmemektedir.

    Şişmanlık, hareketsiz bir yaşam tarzından da kaynaklanmaktadır. Örneğin, devlet dairelerinde oturarak çalışan kişilerin, ağır ve yorucu bir işte çalışanlara göre kilolu olma ihtimali daha fazladır. Çünkü hareket eden de etmeyen de aynı miktarda besin almaktadır. Bu nedenle vücut dengesi bozulur. Televizyon karşısında saatlerce oturup abur cubur tarzı yiyecekleri yiyen kişilerin obez olma ihtimali daha fazladır.

    Psikolojik sorunlar, çok fazla yemek yemeye sebep olabilir. Anne ve baba arasındaki sorunlar veya ruhsal çöküntü içinde olanların yemek yeme isteği artabilir. Şişmanlık ve psikolojik etmenler arasında bir bağlantı olduğu kabul edilir.

    Kalıtsal (genetik) faktörlerin de şişmanlıkta önemli rol oynadığı gösterilmiştir. Yapılan araştırmalara göre anne ya da babası şişman olan çocuğun da şişman olma ihtimali yüzde 50'dir. Buna karşın ailesinde bu sorunu olmayan kişlerin çocuklarının, obez olması yüzde 8'lik bir ihtimaldir. Eğer hem anne hem baba şişmansa çocukta görülme ihtimali yüzde 80 gibi çok yüksek bir düzeydedir. Bu kalıtsal değişikliklerin yanında, ailenin beslenme şekli de şişmanlıkta rol oynamaktadır.

    Toplumda az görülmekle birlikte, hormonal ve aaaabolik bozukluk da şişmanlığa sebep olmaktadır. Kişinin aaaabolizması yavaşladığı için yediği yiyeceklerin bir kısmını depolar. Bunu depolarken yağ şekline çevirerek yapar. Bu da obezliğe sebep olur.

    Son yıllarda obezliğin artmasında önemli bir neden gelişen teknoloji ve endüstriyle birlikte fiziksel güç gerektirecek işlerin azalması ve makineleşmeye doğru giden iş gücüdür. Yaşam tarzı pasifleşmeye başlamıştır.

    ŞİŞMANLIĞIN (OBEZİTENİN) ZARARLARI
    Şişmanlığın üzerinde durulması gereken, hayati tehlikeye neden olan, kalp damar hastalıklarında çok önemli bir etken olduğu aşikardır. Kolesterolün yüksek olması tansiyon yüksekliğine ve damar tıkanıklığına yol açmaktadır. Bu durumda kalp krizi geçirme riski artar. Kilo vermek, bu hastalıklarda düzelme sağlar. Erişkin tipi şeker hastalığının en büyük nedeni şişmanlıktır. Ne kadar şişmansanız şeker hastası olma riskiniz o kadar fazladır. Yağ oranı fazla kişilerde karaciğerde aşırı yağ artışına bağlı olarak yağlanma meydana gelir.

    Kas ve iskelet sistemi de şişmanlığın zararlı etkilerinden nasibini alır. Ağır bir yükü taşımak zorunda olan kas ve kemiklerde dizde ve kalçada kireçlenme, varisler, kas zayıflığı ve fıtık görülebilir. Yağlar, kanın kalbe dönmesini zorlaştırır.

    Şişman kişilerin, çoğu zaman zor nefes aldıklarını görürüz. Çünkü solunum için şişmanlık bir yüktür. Kandaki karbondioksiti artırır. Solunum yapmak güçleşir. Uyku hali görülür.

    Özellikle gençlerde görülen şişmanlık psikolojik sorunlara da yol açar. Hoş bir görüntü oluşturmadığı için kişinin psikolojisini de bozabilir.
    Şişman kadınlarda doğum yapmak zordur ve aynı zamanda risklidir. Kısırlığa bile yol açabilir. Adet düzensizliği görülür. Safra kesesinde taş olma ihtimali artar.

    Yara ve deri hastalıkları artar. Ayakta mantar görülebilir.
    Tüm bunların yanında şişmanlık performansı düşüren bir durumdur. Kişinin hayatını zorlaştırır, çabuk hareket etmesini önler. Ömrü kısaltan bir sorundur. Mutlaka tedavi edilmelidir.
    ŞİŞMANLIK TEDAVİSİ
    Şişmanlık tedavisinde ilk ve en önemli basamak diyettir. Diyet, kişiyi ideal kilosuna getirmek için sağlıklı bir beslenme şekli uygulanmasıdır. Diyet az kalorili olmalıdır ve diyetin dengeli bir şekilde uygulanması gerekir. Diyet yapmadan sonuç elde etmek çok zordur. Yağ, şeker ve tuz miktarını azaltmak gerekir.
    Diyet sırasında şunların yapılması tedavinin başarılı olması için gereklidir:
    • Mutlaka günde üç öğün yemeğinizi aksatmadan yiyin. Öğün atlamanız bir sonraki öğünde daha fazla yemenize neden olur,
    • Spor yapmaya çalışın. Egzersiz yapmak; sağlıklı olmak ve kalori kaybetmek için çok faydalıdır. Bunu düzenli bir şekilde uygulayın. Spor verilen kiloyu tekrar almamak için yapılmalıdır. Spor yapınca psikolojik olarak da rahatlarsınız,
    • Az yağlı sebze, beyaz et (yağsız), meyve ve kuru baklagiller ile beslenin,
    • Bol bol su için,
    • Hamur yapımı yiyeceklerden, tatlılardan uzak durun.
    Bu tedavinin yanında hastanın yemek alışkanlığını ve aktivitelerini değiştirici davranış tedavisi de uygulanır. Amaç kişiyi disiplin altına almak ve iradeli olmasını sağlamaktır. İlaç ve cerrahi tedavi ise çocuklarda tavsiye edilmemektedir.

    ALINTI

     
korkulan hastalık obezite konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. çağın korkulan hastalığı kuş gribi

    çağın korkulan hastalığı kuş gribi

    Kuş Gribi Kuş gribi etkeni olan Avian İnfluenza A (H5N1) hem kuş ve kümes hayvanlarında, hem de insanlarda hastalık yapabilen A tipi bir grip virüsüdür. A tipi grip virüsleri, antijenik yapısında büyük ölçüde değişiklik oluşturma kabiliyetinde olup, bunun sonucunda küresel salgınlara yol açabilen virüslerdir. 1918' deki salgında 40 milyon kişi ölmüştü . Ekim 2003 ' te Güney Vietnem' da...
  2. "Obezite bulaşıcı bir hastalık"

    "Obezite bulaşıcı bir hastalık"

    Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Endokrinoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sait Gönen, “Obezite, bulaşıcı bir hastalıktır” dedi. Doç. Dr. Gönen, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, obezitenin, kötü beslenme, aşırı yeme alışkanlığı, genetik yatkınlık ve fiziksel aktivite azlığı nedeniyle arttığını söyledi. Obezitenin yakın ilişkiler, model örnek alma, sosyal etkileşim gibi...
  3. ''Obezite, bulaşıcı bir hastalık''

    ''Obezite, bulaşıcı bir hastalık''

    Konya (AA)- Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Endokrinoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sait Gönen, obezitenin yakın ilişkiler, model örnek alma, sosyal etkileşim gibi faktörlerle kişiden kişiye aktarıldığını ifade etti. Gönen, ''İletişim halinde olan insanların kilosu, kişinin kilosunu belirleyici önemli bir faktördür. Araştırmalar sonucunda elde edilen verilere göre, arkadaşı...
  4. en korkulan 8 rüya

    en korkulan 8 rüya

    Birer yetişkin olup karanlık korkumuzu yendikten sonra bile kâbuslarımız bir türlü sona ermez. Bizi korkuturlar bir de bu yetmiyormuş gibi bilinçaltımızdan getirdiği mesajlarla bizi rahatsız ederler. Gördüklerimizin yalnızca bize özel olduğunu zannetsek de aslında birçoğumuz çarpışmalar ve felaketler gibi aynı konulu kâbuslar görürüz. Bakalım gördüğümüz en yaygın sekiz kâbus neyin işareti...
  5. Diyabette korkulan rüya HİPOGLİSEMİ!

    Diyabette korkulan rüya HİPOGLİSEMİ!

    Kan şekerinin ani düşmesi olarak adlandırılan hipoglisemi kişinin pek çok problem yaşamasına hatta nöbet geçirmesine bile sebep olabilmektedir. Aşağıda hipoglisemiye sebep olan etkenler yer almaktadır. Öğünlerin zamanında tüketilmemesi Ara öğün alınmaması Yemeklerde tüketilmesi gereken miktara uyulmaması Şeker haplarının fazla kullanılması İnsülin dozunun doktorun öneri dışında artırılması...

Sayfayı Paylaş