gebe
  1. @şK_MeLeĞ!.

    @şK_MeLeĞ!. Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    19 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    2.375
    Beğenilen Mesajlar:
    20
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    istanbul

    lütfen okuyunn

    Konu, 'Duygu Yüklü Yazılar' kısmında @şK_MeLeĞ!. tarafından paylaşıldı.

    VE... ŞİMDİ GÖZLERİNİZİ MONİTÖRDEN AYIRMAYIN YAZI UZUN GELDİ OKUMUCAĞIM DİYE BİR HATAYADA DÜŞMEYİN OKUYUN PİŞMAN OLMUCAKSINIZ EMİN OLUN.... ----------------------------------------------------------------------------------------------

    Bu Yazıyı Sonuna Kadar Bıkmadan Okuyun Eminimki Ağlıcaksınız AĞlamassanız Bilene Gözleriniz Dolucak Garantisini Veriyorum...


    > >>> >>BU KADAR SEVEBİLİRMİSİNİZ!!!!
    > >>>>>
    > >>>>>>Bir otobüs durağında karşılaşmışlardı ilk kez.... Biri
    > >>>>>
    > >>>>>>tıpta okuyordu, öbürü mimarlıkta. O ilk karşılaşmadan
    > >>>>>
    > >>>>>>sonra, bir kere, bir kere, bir kere daha
    > >>>>>
    > >>>>>>karşılaşabilmek için, hep aynı saatte, aynı duraktan,
    > >>>>>
    > >>>>>>aynı otobüse bindiler. Gençtiler, çok genç...
    > >>>>>
    > >>>>>>Birbirileriyle konuşacak cesareti bulmaları biraz
    > >>>>>
    > >>>>>>zaman aldı ama sonunda başrdılar. İkisi de her sabah
    > >>>>>
    > >>>>>>otobüse bindikleri semtte oturmuyorlardı aslında.
    > >>>>>
    > >>>>>>Delikanlı arkadaşında kaldığı için o duraktan binmişti
    > >>>>>
    > >>>>>>otobüse, kız ise ablasında....
    > >>>>>
    > >>>>>>Sırf birbirilerini görebilmek için, her sabah erkenden
    > >>>>>
    > >>>>>>evlerinden çıkıp,Sehrin öbür ucundaki o durağa,
    > >>>>>
    > >>>>>>onların durağına geldiklerini, gülerek
    > >>>>>
    > >>>>>>İtiraf ettiler bir süre sonra...
    > >>>>>
    > >>>>>>Okullarını bitirince hemen evlendiler. Mutluydular hem
    > >>>>>
    > >>>>>>de çok mutlu... Bazen işsiz, bazen parasız kaldılar
    > >>>>>
    > >>>>>>ama öylesine sıkı kenetlenmişti ki yürekleri ve elleri
    > >>>>>
    > >>>>>>hiçbir şeyi umursamadılar. Ayın sonunu zoR
    > >>>>>
    > >>>>>>getirdikleri günlerde de ünlü bir doktor ve ünlü bir
    > >>>>>
    > >>>>>>mimar olduklarında da hep mutluydular. Zaman aşımına
    > >>>>>
    > >>>>>>uğrayan, alışkanlıklara yenik düşen,bankahesabında
    > >>>>>
    > >>>>>>para kalmadığı için ya da tam tersine o hesabı daha da
    > >>>>>
    > >>>>>>kabarık hale getirmek uğuruna bitip-tükeniveren
    > >>>>>
    > >>>>>>sevgilerden değildi onlarınki...
    > >>>>>
    > >>>>>>Günler günleri, yıllar yılları kovaladıkça sevgileri
    > >>>>>
    > >>>>>>de büyüdü, büyüdü... Tek eksikleri çocuklarının
    > >>>>>
    > >>>>>>olmamasıydı. Zorlu bir tedavi sürecine rağman çocuk
    > >>>>>
    > >>>>>>sahibi olmayınca, "bütün mutlulukların bizim olmasını
    > >>>>>
    > >>>>>>beklemek, bencillik olur" diyerek devam ettiler
    > >>>>>
    > >>>>>>hayatlarına. Çocuk yerine, sevgilerini büyüttüler...
    > >>>>>
    > >>>>>>"Senin için ölürüm" derdi kadın, sımsıkı sarılıp adama
    > >>>>>
    > >>>>>>ve adma"Hayır, ben senin için ölürüm" diye yanıt
    > >>>>>
    > >>>>>>verirdi hep...
    > >>>>>
    > >>>>>>Bazen eve geldiğinde, aynanın üzerinde bir not
    > >>>>>
    > >>>>>>görürdü kadın, "Bir tanem,kütüphanenin ikinci rafına
    > >>>>>
    > >>>>>>bak...." Kütüphanenin ikinci rafında başka bir not
    > >>>>>
    > >>>>>>olurdu, "Mutfaktaki masanın üzerine bak ve seni çok
    > >>>>>
    > >>>>>>sevdiğimi sakın unutma" Mutfaktaki masadan, salondaki
    > >>>>>
    > >>>>>>dolaba sevgi dolu notları okuya
    > >>>>>
    > >>>>>>Okuya koşturan kadın, sonunda kimi zaman bir demet
    > >>>>>
    > >>>>>>çiçek, kimi zaman en
    > >>>>>
    > >>>>>>Sevdiği çikolatalar, kimi zaman da pahalı armağanlarla
    > >>>>>
    > >>>>>>karşılaşırdı...
    > >>>>>
    > >>>>>>Aldığı hediyenin ne olduğu önemli değildi
    > >>>>>
    > >>>>>>zaten....Hayat ne kadar hızlı akarsa aksın, işleri ne
    > >>>>>
    > >>>>>>kadar yoğun olursa olsun hep birbirlerine ayıracak
    > >>>>>
    > >>>>>>zaman buluyorlardı bulmasına ama kırklı yaşların
    > >>>>>
    > >>>>>>ortalarına geldiklerinde, daha az çalışmaya karar
    > >>>>>
    > >>>>>>verdiler. Adam, hastaneden ayrıldı ve muayenehanesinde
    > >>>>>
    > >>>>>>hasta kabul etmeye başladı. Kadın da mimarlık bürosunu
    > >>>>>
    > >>>>>>kapadı ve sadece özel projelerde görev aldı. Artık
    > >>>>>
    > >>>>>>daha fazla beraber olabiliyorlardı. Bir gün sahilde
    > >>>>>
    > >>>>>>dolaşırken, harap durumda bir ev gördü kadın, üzerinde
    > >>>>>
    > >>>>>>"satılık" levhası asılı olan.
    > >>>>>
    > >>>>>>"Ne dersin, bu evi alalım mı?" dedi adama. "Bu
    > >>>>>
    > >>>>>>viraneyi yıktırır, harika bir ev yaparız. Projeyi
    > >>>>>
    > >>>>>>kafamda çizdim bile. Kocaman terası olan, martıları
    > >>>>>
    > >>>>>>kahvaltıya davet edeceğimiz bir deniz evi yapalım
    > >>>>>
    > >>>>>>burayı..."
    > >>>>>
    > >>>>>>"Sen istersin de ben hiç hayır diyebilirmiyim?\" diye
    > >>>>>
    > >>>>>>yanıt verdi adam. "Amerika'daki tıp kongresinden döner
    > >>>>>
    > >>>>>>dönmez ararım emlakçıyı... Kaç para olursa olsun
    > >>>>>
    > >>>>>>burası bizimdir artık...."
    > >>>>>
    > >>>>>>Sadece bir hafta ayrı kalacaklarını bildikleri halde,
    > >>>>>
    > >>>>>>ayrılmaları zor oldu adam Amerika'ya giderken. Her
    > >>>>>
    > >>>>>>gün, her saat konuştular telefonla. Gözyaşları içinde
    > >>>>>
    > >>>>>>kucaklaştılar havaalanında. Fakat birkaç gün
    > >>>>>
    > >>>>>>sonra,kocasında bir tuhaflık olduğunu fark etti kadın.
    > >>>>>
    > >>>>>>Eskisi kadar mutlu görünmüyor, konuşmaktan
    > >>>>>
    > >>>>>>kaçınıyordu. Onu neşelendirmek için, sahildeki
    > >>>>>
    > >>>>>>Evi hatırlattı ve çizdiği projeyi verdi kadın ama hiç
    > >>>>>
    > >>>>>>beklemediği bir cevap aldı: "Canım, o ev bizim
    > >>>>>
    > >>>>>>bütçemizi aşıyor. Sen en iyisi o evi unut...
    > >>>>>
    > >>>>>>"Mutsuzluk, mutluluğun tadına alışmış insanlara daha
    > >>>>>
    > >>>>>>da acı, daha da çekilmez gelir. Kadın, hiç sevmedi bu
    > >>>>>
    > >>>>>>beklenmedik misafiri. Derdini söylemesi için yalvardı
    > >>>>>
    > >>>>>>adama, "Senin için ölürüm, biliyorsun, ne olur anlat"
    > >>>>>
    > >>>>>>diye dil döktü boş yere... Yıllardır sevdiği adam,
    > >>>>>
    > >>>>>>duyarsız ve sevgisiz biriyle yer değiştirmişti sanki.
    > >>>>>
    > >>>>>>Ona ulaşmaya çalıştıkça, beton duvarlara çarpıyordu
    > >>>>>
    > >>>>>>kadın, her çarpmada daha fazla kanıyordu yüreği...
    > >>>>>
    > >>>>>>Bir gün, çocukluğunun, gençliğinin ve bütün hayatının
    > >>>>>
    > >>>>>>birlikte geçtiği arkadaşına dert yanarken, "Artık
    > >>>>>
    > >>>>>>dayanamıyorum, sana söylemek zorundayım" diye sözünü
    > >>>>>
    > >>>>>>kesti arkadaşı. "O, seni aldatıyor. İş yerimin tam
    > >>>>>
    > >>>>>>karşısındaki restoranda genç bir kadınla yemek yiyiyor
    > >>>>>
    > >>>>>>her öğlen. Sonra sarmaş dolaş biniyorlar arabaya...."
    > >>>>>
    > >>>>>>"Sus, sus çabuk, duymak istemiyorum bu yalanları" diye
    > >>>>>
    > >>>>>>bağırdı kadın.
    > >>>>>
    > >>>>>>Onca yıllık arkadaşını, kendisini kıskanmakla
    > >>>>>
    > >>>>>>suçladı....
    > >>>>>
    > >>>>>>Ertesi gün, öğle vakti o restoranın hemen karşısında
    > >>>>>
    > >>>>>>bir köşeye sindi sessizce ve peri masallarının sadece
    > >>>>>
    > >>>>>>masal olduğunu anladı... Kocasının eskiden aynı
    > >>>>>
    > >>>>>>hastanede çalıştığı genç çocuk doktorunu tanıdı hemen.
    > >>>>>
    > >>>>>>Bazen evlerinde ağırladıkları kadına nasıl sarıldığını
    > >>>>>
    > >>>>>>gördü adamın...
    > >>>>>
    > >>>>>>Akşam kocası eve gelir gelmez, bazen bağırıp, bazen
    > >>>>>
    > >>>>>>ağlayarak, bazen ona sımsıkı sarılıp bazen de
    > >>>>>
    > >>>>>>yumruklayarak haykırdı suratına her şeyi. İnkar etmedi
    > >>>>>
    > >>>>>>adam. Zamanla duyguların değişebildiği, insanların
    > >>>>>
    > >>>>>>orta yaşa geldiklerinde farklılık aradığı gibi bir
    > >>>>>
    > >>>>>>şeyler geveledi ağzında ve bavulunu alıp gitti evden.
    > >>>>>
    > >>>>>>Kapıdan çıkarken, "son bir kez kucaklamak isterim
    > >>>>>
    > >>>>>>seni" diyecek oldu ama kadın, "defol" dedi nefretle...
    > >>>>>
    > >>>>>>İlk celsede boşandılar... Modern bir aşk hikayesinin
    > >>>>>
    > >>>>>>böyle son bulmasına kimse inanamadı. Arkadaşlarının
    > >>>>>
    > >>>>>>desteğiyle ayakta kalmaya çalıştı kadın. Adamın,
    > >>>>>
    > >>>>>>sevgilisiyle birlikte Amerika'ya yerleştiğini öğrendi.
    > >>>>>
    > >>>>>>Bazen yalnız kaldığında, onu hala sevdiğini
    > >>>>>
    > >>>>>>hissedince, ağlama nöbetleri geçiriyor, aşkın yerini,
    > >>>>>
    > >>>>>>en az onun kadar yoğun bir duygu olan nefretin alması
    > >>>>>
    > >>>>>>için dua ediyordu.
    > >>>>>
    > >>>>>>Aradan bir yıl geçti... Her şeyin ilacı olduğu
    > >>>>>
    > >>>>>>söylenen zaman bile,kadının
    > >>>>>
    > >>>>>>derdine çare olamamıştı. Bir sabah, ısrarla çalan
    > >>>>>
    > >>>>>>zilin sesiyle uyandı. Kapıyı açtığında, karşısında o
    > >>>>>
    > >>>>>>kadını gördü. "Sen, buraya ne yüzle geliyorsun" diye
    > >>>>>
    > >>>>>>bağırmak istedi ama sesi çıkmadı. "Lütfen, içeri
    > >>>>>
    > >>>>>>girmeme izin ver, mutlaka konuşmamız gerekiyor." dedi
    > >>>>>
    > >>>>>>genç kadın. Kanepeye ilişti ve zor duyulan bir sesle
    > >>>>>
    > >>>>>>konuşmaya başladı:
    > >>>>>
    > >>>>>>"Hiçbir şey göründüğü gibi değil aslında. Çok üzgünüm
    > >>>>>
    > >>>>>>ama o bir saat önce öldü. Geçen yıl Amerika'daki
    > >>>>>
    > >>>>>>kongre sırasında öğrendi hastalığını ve yaklaşık bir
    > >>>>>
    > >>>>>>senelik ömrü kaldığını.Buna dayanamayacağını, hep
    > >>>>>
    > >>>>>>söylediğin gibi onunla birlikte ölmek isteyeceğini
    > >>>>>
    > >>>>>>biliyordu. Seni kendinden uzaklaştırmak için, benden
    > >>>>>
    > >>>>>>sevgilisi rolünü oynamamı istedi. Ailesine de haber
    > >>>>>
    > >>>>>>vermedi. Birlikte Amerika'ya yerleştiğimiz yalanını
    > >>>>>
    > >>>>>>yaydı. Oysa ilk karşılaştığınız otobüs durağının
    > >>>>>
    > >>>>>>karşısında bir ev tutmuştu. Tedavi görüyor ve
    > >>>>>
    > >>>>>>kurtulacağına inanıyordu ama olmadı. Gece fenalaşmış,
    > >>>>>
    > >>>>>>bakıcısı beni aradı, son anda yetiştim.
    > >>>>>
    > >>>>>>Sana bu kutuyu vermemi istedi..." Gözlerinden akan
    > >>>>>
    > >>>>>>yaşları durduramayacağını biliyordu kadın. Hemen
    > >>>>>
    > >>>>>>oracıkta ölmek istiyordu.
    > >>>>>
    > >>>>>>Eline tutuşturulan kutuyu açmayı neden sonra akıl
    > >>>>>
    > >>>>>>edebildi. İtinayla katlanmış bir sürü kağıt duruyordu
    > >>>>>
    > >>>>>>kutuda. İlk kağıtta, "Lütfen bütün notları sırayla oku
    > >>>>>
    > >>>>>>bir tanem"diyordu...
    > >>>>>
    > >>>>>>Sırayla okudu; "Seni çok sevdim", "Seni sevmekten hiç
    > >>>>>
    > >>>>>>vazgeçmedim",
    > >>>>>
    > >>>>>>"Senin için ölürüm derdin hep, doğru söylediğini
    > >>>>>
    > >>>>>>bilirdim." "Fakat benim için ölmeni istemedim" "Şimdi
    > >>>>>
    > >>>>>>bana söz vermeni istiyorum." "Benim için
    > >>>>>
    > >>>>>>yaşayacaksın, anlaştık mı?" son kağıdı eline alırken,
    > >>>>>
    > >>>>>>kutuda bir anahtar olduğunu gördü kadın... Ve son
    > >>>>>
    > >>>>>>kağıtta şunlar yazılıydı:
    > >>>>>
    > >>>>>>"Sahildeki evimizi senin çizdiğin projeye göre
    > >>>>>
    > >>>>>>yaptırdım. Kocaman terasta martılarla kahvaltı
    > >>>>>
    > >>>>>>ederken, ben hep seni izliyor olacağım...."


     
    sinemtugra bunu beğendi.
  2. SaBıR MeLeĞi

    SaBıR MeLeĞi Aktif Üye Üye

    Kayıt:
    10 Ekim 2008
    Mesajlar:
    973
    Beğenilen Mesajlar:
    47
    Ödül Puanları:
    28
    Şehir:
    KÜTAHYA
    çok güzeldi cnm emeğine sağlık :D
     
  3. elfce

    elfce Daimi Üye Üye

    Kayıt:
    28 Ekim 2009
    Mesajlar:
    1.439
    Beğenilen Mesajlar:
    73
    Ödül Puanları:
    48
    Şehir:
    evimmdeee :)
    tüylerim diken diken oluyor bu yazıyı her okuduğumda.. teşekkürler canım
     
  4. jupiter

    jupiter Forum Okuru

    aglamaktan kendimi alamadim inanin...süperdi emegine saglik...bende esim icin ölmeye hazirim onu herseyden cok ama cok seviyorum..suanda benden ayrilmak istedigini beni sevmedigini söyleyip dursada bana ben onu deli gibi seviyorum..allahim böyle bi son varmesin ama insallah onun yaninda ölmeyi nasip eder bana....ve tabiki onuda bi an önce islah eylesin diyorum..tek dilegim gözü benden baskasini görmesin bana kizina ve evine baglansin ve bizi birakmasin ...amin..
     
    sinemtugra bunu beğendi.
  5. özlem_23

    özlem_23 Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    9 Mart 2011
    Mesajlar:
    147
    Beğenilen Mesajlar:
    35
    Ödül Puanları:
    0
    canım çok süper bir yazı olmuş emeğine sağlık
     
lütfen okuyunn konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. kendiniz sevdikleriniz ve çocuklarınız için okuyunnn

    kendiniz sevdikleriniz ve çocuklarınız için okuyunnn

    Melatonin denilen hormon beyinde ve sadece 23:00 ile 05:00 saatleri arasinda salgilanan bir hormondur. Hormonun temel görevi vucudun biyolojik saatini koruyup ritmini ayarlamak. Jetlag denilen hadisenin sebebi de bu hormon. Hormon diger aktioksidan tesirlerini de güçlendiriyor, kanserli hücrelerekarsi koruma sagliyor, Üreme sistemiyle baglantisindan> tutun da yorgunluk, isteksizlik gibi...
  2. çok guzeller okuyunnn

    çok guzeller okuyunnn

    Merhabalar degerli misafirimiz, sitemizde toplu bir temizlik yapmak zorunda kaldik. Su anda gormek istediginiz konuyu maalesef sizlere sunamiyoruz. ilgili sayfamizin google siralamalarindan dusmesi icin gerekli algoritmik degerleri sitemize verdik. Verdigimiz rahatsizlik icin sizlerden ozur dileriz. Dilerseniz yukaridan sitemizin logosuna tiklayarak anasayfamiza gidebilir, Ya da ust sag...
  3. lütfen....!!!

    lütfen....!!!

    benim neden ismim üye listesine kayıtlııı değiillll..baktıım yokk..yardımcı olabilirmisiniz...
  4. yuhhhartık ama. bence okuyunnn ...

    yuhhhartık ama. bence okuyunnn ...

    guevedoce hispaniola adası Ama olmazki böle birşey imkansız diye demekki birşey yokmuş ... çok şaşırdım arkadaslar sizlerle paylaşmak istedim.. Karayıplerde bulunan Hispaniola adası dünyanın en ilginç olaylarından birine ev sahipliği yapıyor. Burada doğan bazı çocukların cinsel organları dahil tüm özellikleri kızları andırıyor. Aileleri tarafından da kız olarak yetiştirilen çocuklar...
  5. lütfen okuyunnn

    lütfen okuyunnn

    merhabalar ben berna 30 yaşındayım 3,5 yaşını 2 ay geçmiş ve 1,5 yaşında 2 kızım var.5 senelik evliyim.bu zamana kadar hep borç içinde yaşadık ödeyemedik kredi çektik düğün borçları eşya borçları derken kuru ekmek yemeye başladık.kızlarıma birşey alamaz oldum.kızlarımın ayağındaki ayakkabılar ayaklarını sıkıyor giydikleri küçük geliyor.geçenlerde evin orada parka gidiyorduk büyük kızım...

Sayfayı Paylaş