gebe
  1. AuSSie-AnGeL

    AuSSie-AnGeL Daimi Üye Üye

    Kayıt:
    15 Şubat 2009
    Mesajlar:
    6.965
    Beğenilen Mesajlar:
    780
    Ödül Puanları:
    113
    Şehir:
    aNKaRa

    O sadece bir çocuk

    Konu, 'Denemeler Hikayeler' kısmında AuSSie-AnGeL tarafından paylaşıldı.

    O sadece bir çocuk.... Çocuk yetiştirmek zor zanaat. Büyüdükçe sorumlulukları artıyor, en zor zannedilen zamanların aslında en kolayları olduğunu anlıyorsunuz.
    İşte size çocuğumuzla iletişim kurarken yaptığımız hataları anlatan küçük bir hikaye...
    Kimbilir belki yarın bizler de bir şeyleri değiştirebiliriz çocuğumuzla olan ilişkimizde...


    Dinle oğlum: Bunları sen küçük ellerinden biri çenenin altında
    yumruk olmuş, sarı saçların terden ıslanmış, alnına yapışmış
    bir halde uyurken söylüyorum. Odana gizlice, tek başıma girdim.
    Sadece birkaç dakika önce, kütüphanede oturmuş gazetemi
    okurken, güçlü bir pişmanlık dalgası her tarafımı sardı. Suçluluk içinde kalkıp, yatağının başucuna geldim.

    Düşündüklerim şunlardı oğlum: Sana kızmıştım. Okula gitmek için hazırlanırken, yüzünü havluyla şöyle bir sildin diye sana bağırmış,
    ayakkabılarını temizlemediğin için seni azarlamıştım.Eşyalarını yere attığın için öfke içinde haykırmıştım.

    Kahvaltıda da hata buldum. İçeceklerini etrafa sıçrattın, yiyeceklerini alel acele yedin. Dirseklerini masaya koydun, ekmeğine tereyağını çok kalın bir tabaka halinde sürdün. Sen oynamak, ben de trene yetişmek için çıkarken, bana döndün, elini salladın ''Güle güle baba'' dedin. Ben ise irkildim ve ''omuzlarını dik tut'' cevabını verdim.
    Öğleden sonranın geç saatlerinde herşey yeniden başladı. Eve gelirken seni dizlerinin üstünde eğilmiş, misket oynarken gördüm. Çoraplarında delikler vardı. Seni arkadaşlarının önünde, benimle eve gelmeye zorlayarak aşağıladım. Çoraplar çok pahalıydı ve eğer parası senin cebinden çıkıyor olsaydı, daha dikkatli olurdun. Bir düşün oğlum, bunlar bir babanın lâfları.
    Daha sonra, ben kütüphanede okurken, gözlerinde acı dolu bir bakışla nasıl çekingen çekingen içeri girdiğini hatırlıyor musun? Gazetenin üstünden, rahatsız edilmiş olmanın verdiği sıkıntıyla sana baktığımda, kapıda durakladın. Ben ise ''ne istiyorsun'' diye kükredim.
    Hiç birşey söylemedin ama aceleyle bana doğru koştun, kollarını boynuma dolayıp beni öptün. Küçük kolların Tanrı'nın yüreğine yerleştirdiği, sana yaptıklarımın bile solduramadığı o büyük sevgiyle
    boynumu sıkıyordu. Sonra koşa koşa merdivenlerden çıkıp gittin.

    Evet oğlum, bundan hemen sonra gazetem ellerimden kaydı ve
    müthiş bir korku her yanımı sardı. Adetlerim bana neler yaptırıyor?
    Hata bulma adetim, azarlama adetim. Sana bir çocuk olduğun
    için verdiğim ödül bu mu? Seni sevmediğimden değil ama bir çocuktan çok fazla şey beklemiştim. Seni kendi ölçütlerimle değerlendirmeye kalkıyordum.

    Oysa karakterinin o kadar iyi o kadar güzel yanları vardı ki. Küçük yüreğin, dağların ardından söken şafak kadar büyüktü. Ve bunu gelip bana iyi geceler öpücüğü vererek gösterdin. Bu akşam başka hiçbir şeyin önemi yok oğlum. Karanlıkta yatağının başucuna geldim ve utanç içinde diz çöktüm.
    Bu çok yetersiz bir af dileme çabası. Bunları sana sen uyanıkken söylersem anlamayacağını biliyorum. Ama yarın gerçek bir baba olacağım. Seninle dost olacak, sen acı çektiğinde bende çekecek, sen güldüğünde ben de güleceğim. İçimden kötü sözler etmek geldiğinde dilimi ısıracağım. Sonra kendime hep şu sözleri söyleyeceğim:
    O sadece bir çocuk, küçük bir çocuk.

    Korkarım seni sanki bir yetişkinmişsin gibi gördüm. Ama şimdi seni yatağında dertop olmuş, yorgun, uyurken görüyorum da oğlum, hâlâ bir bebek olduğunu anlıyorum. Daha dün başını omzunun üstüne koyduğun anneciğinin kucağındaydın. Senden çok fazla şey bekledim, çok fazla...
    W. Livingston Larned
    (Internetten ALıntı)


     
O sadece bir çocuk konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Gerçeği sadece o yansıtarak söyler

    Gerçeği sadece o yansıtarak söyler

    Aynalar günlük yaşantımızda en çok kullandığımız ürünlerin başında geliyor. Bu hafta sizler için gün içerisinde evde, işte veya asansörde sayısız defa kullandığımız aynaları inceledik. Yüzyıllardır insan hayatının vazgeçilmez eşyalarından biri olan aynaların günümüzdekine benzerlerini ilk defa üç yüz yıl önce Venedikliler bulmuş ve geliştirmişti. Venedikliler ayna ve cam eşya...
  2. o da bir çocuktu

    o da bir çocuktu

    http://www.youtube.com/watch?v=DeIDjrujIkw
  3. sadece bir yazıı

    sadece bir yazıı

    Dün akşam gülüşünü gördüm rüyamda sıçrayarak kalktım sabaha kadar düşündüm güzel güldüğünü saatlerce beklerdim gülüşünü görmek için belki seni değilde gülüşünü görmek güzel varmıdır acaba dünyada senin gibi gülen keşke hep gülsende başka bişey düşünmesem bazen düşünür insan sevdiği insanın hangi özelliğini sever çoğusu bulamaz belkide bulmak istemez amaben biliyorum ama ben biliyorum seni...
  4. Küçük bir hayal sadece...

    Küçük bir hayal sadece...

    Gerçeğe uymayan bir hayal mi demeliydim... Zaman istiyorum.. Ama zamanı sevmiyorum. Hem dursun istiyorum hem aksın su gibi. Yeni bir yıla daha girmek istemiyorum. Zamanı bu yüzden sevmiyorum..Yeni bir yılı da bu yüzden sevmiyorum.. Geçtikçe çocukluğum akıp gidecek elimden.. Hem büyümek istiyorum hem çocuk kalmak. Dünya çok zor ve acımasız.. Çocuk kalamaz mıyım?? 1-0 ÖNDESİN HAYAT!
  5. Dehb sadece çocuklarda görülmüyor!

    Dehb sadece çocuklarda görülmüyor!

    Çogu zaman çocuklarımızda görülen bu hastalık bakın Melişler büyük insanlarda da görülüyor.. SADECE ÇOCUKLARDA GÖRÜLMÜYOR Toplumda daha çok çocuklarda görüldüğü düşünülen DEHB, aslında yetişkin çağının da hastalığı. Beyindeki fonksiyon bozukluğundan kaynaklanan bu rahatsızlık, başka psikolojik sorunlarla karıştırıldığı için tedavide zaman kaybediliyor Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk ve Ergen...

Sayfayı Paylaş