1. mislinay

    mislinay Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    27 Kasım 2007
    Mesajlar:
    7.148
    Beğenilen Mesajlar:
    37
    Ödül Puanları:
    0

    Çocuklarınızı kalsiyumsuz bırakmayın

    Konu, 'Anne-Cocuk Sağlığı' kısmında mislinay tarafından paylaşıldı.

    Hemen herkesin bildiği gibi kalsiyum, kemiklerin ana yapısında bulunan ve onların güçlü kalmasını sağlayan bir mineraldir. Ancak vücudunuzun her gün gereksinim duyduğu mineralin görevleri bunlarla sınırlı değildir. Kalbinizin düzenli atması, kan pıhtılaşma sisteminizin düzenli işlemesi, sinirlerinizin sağlıklı çalışması ve kaslarınızın düzgün fonksiyon görmesi de kalsiyumun yardımıyla olur. Sigara ve alkol
    Düzenli kalsiyum alımı, kandaki kolesterol ve LDL (düşük yoğunluklu lipoprotein) düzeylerini de normal aralıklarda tutmaya yardımcı. Ayrıca, kan basıncının düzenlenmesinde, vücudun virüs ve bakterilere karşı direncinin artırılmasında, hatta kanser oluşumunun önlenmesinde de kalsiyumun rolü var.
    Besinlerle vücuda alınan kalsiyumun emilimini önleyen etkenler arasında sigara kullanımı, aşırı alkol tüketimi, çay-kahve ve kola gibi kafein içeren içecekler, yüksek oranda tuz ve fosfat alımı, düzensiz beslenme ve hayvansal protein bakımından zengin beslenme alışkanlığı yer alıyor.
    Lifli besinler de, mineralleri tutarak emilimlerini zorlaştırıyor.
    Geleceği düşünün
    Yaşamımızda kalsiyuma en fazla gereksinim duyduğumuz dönem, erken çocukluk dönemi ve 20 yaş öncesi. Çünkü çocukluk ve ergenlik dönemlerinde, kemik yapımı, yıkımdan çok daha hızlı gerçekleşiyor. Bu nedenle, 4-8 yaş arası çocukların günde 800 mg, ergenlik çağındakilerin de günde 1300 mg kadar kalsiyum alması öneriliyor.
    Büyüme çağındaki çocuklarda kalsiyum yetersizliği olması durumunda, vücut kalsiyumu iskeletin tamamına dengeli bir biçimde dağıtmaya çalışıyor ve bunun sonucunda da, bütün kemikler zayıf yapılı ve güçsüz oluyor.
    Bu da, ileri yaşlarda kullanılacak olan kalsiyum depolarının daha baştan yetersiz gelişmesi anlamına geliyor.
    Obezite kemik erimesi nedeni
    Dünya nüfusunun 6′da 1′inde görülen obezite, vücutta gereğinden fazla yağ dokusu depolanması şeklinde tarif edilebilir. Obezite, şeker hastalığı, yüksek tansiyon ve kolesterol, kalp krizi, beyin damarlarında tıkanıklık, solunum problemi, uyku ve moral bozukluğu, hormon dengesizliği, kanser, ayrıca menopozla beraber görülen osteoporoza zemin hazırlamaktadır.
    Kalıtım da etkili
    Yetersiz kalsiyum alımı, vitamin eksikliği (D ve C vit.), zayıflık, yeme davranışı bozuklukları, fiziksel aktivite yetersizliği, flor yetersizliği, tuz ve sodyumun fazla tüketimi, kafeinin ve fosforun fazla tüketimi, ırk, kalıtım, cinsiyet, östrojen eksikliği, sigara ve alkol kullanımı, yatağa bağımlı yaşam ve stres de diğer risk etmenleri arasındadır.
    Ne yapmak lazım?
    Günde 2 su bardağı light süt veya yoğurt tüketin,
    Güneş ışınlarını değerlendirin, yapamıyorsanız günde 400 İU ‘D’ vitamini alın,
    Protein, sodyum ve kafein tüketimini sınırlandırın,
    Beden Kitle İndeksinizi 20-25 arasında tutun,
    Her gün doktor kontrolünde en az yarım saat yürüyüş yapın.
    Emziren kadın daha avantajlı
    Araştırmalar, emziren kadınların, emzirmeyenlere göre daha az kemik erimesi riski yaşadığını gösteriyor. Bu da, emzirme süresince kemiklerde görülen kalsiyum kaybının geçici olduğuna bir kanıt. Gebelik dönemi boyunca kalsiyum emiliminin artması (yüzde 25-30′dan yüzde 45-55′e yükseliyor) ve emzirme dönemi boyunca da idrarla atılan kalsiyum miktarının azalması, anneyi kemik kaybından koruyor.
    Milliyet, Taylan Kümeli

     
Çocuklarınızı kalsiyumsuz bırakmayın konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. elimi bırakmayın lütfen!

    elimi bırakmayın lütfen!

    Sizin için ne derece önemi var bunu bilmiyorum ama ben bu satırları yazarken gözümden damlalar akıyor klavye üzerine. Erkekler ağlamaz lafı bana göre değil. Ağlamaktan hiç utanmadım,duygularım,acılarım beni boğduğu zaman hep ağladım.Yine ağlıyorum... Sizleri tanımıyorum ama sizlerle paylaşmak istiyorum.Lütfen;bu satırlara bir seven olarak sahip çıkın ve lütfen yazılı satırlar olarak geçmeyin....
  2. çocuğunuzu kalsiyumsuz bırakmayın!

    çocuğunuzu kalsiyumsuz bırakmayın!

    Hemen herkesin bildiği gibi kalsiyum, kemiklerin ana yapısında bulunan ve onların güçlü kalmasını sağlayan bir mineraldir. Ancak vücudunuzun her gün gereksinim duyduğu mineralin görevleri bunlarla sınırlı değildir. Kalbinizin düzenli atması, kan pıhtılaşma sisteminizin düzenli işlemesi, sinirlerinizin sağlıklı çalışması ve kaslarınızın düzgün fonksiyon görmesi de kalsiyumun yardımıyla olur....
  3. Zekasını şansa bırakmayın

    Zekasını şansa bırakmayın

    Fenilketonüri Türkiye'de, akraba evliliğini fazla olması nedeniyle çok görülüyor. Beyinde difenilanilin enziminin fazla salgılanması sonucu ortaya çıkan ve çocukta zihinsel, bedensel geriliğe neden olan Fenilketonüri hastalığı, topuktan alınan 2 damla kan ile teşhis ediliyor ve erken yapılan tedavi çocuğun geri zekalı olmasını engelliyor. Türkiye'de 4 kişiden biri akraba evliliği yapıyor,...
  4. bahane yapıp diyeti bırakmayın

    bahane yapıp diyeti bırakmayın

    Siz de her pazartesi diyete başlamaya karar verip, ertesi gün vazgeçenlerden misiniz? Yanıtınızı biz zaten biliyoruz! Hangimiz zayıflama maceramızda ümitsizliğe kapılıp, diyeti bırakmak için çeşitli bahaneler aramadık ki? Ama artık bahanelere son! Doğum sonrası kiloları verebilmeniz için bütün bahanelerinize bir yanıt bulduk! Diyete karar vermek ve bunu sürdürmek çoğumuz için hem sıkıcı, hem...
  5. Cildinizi nemsiz bırakmayın

    Cildinizi nemsiz bırakmayın

    Hanımlar şunu unutmayın ki her cilt tipinin neme ihtiyacı vardır özellikle soğuk havalarda kuruyan ciltlere karşı yoğun bir şekilde nemlendirici bakım ürünleri ve maskeler kullanılmalı Nem kaybından dolayı ölen hücreler sonucu oluşan çizgi ve kırışıklarla karşı karşıya kalmak istemiyorsanız cildinizi mutlaka nemlendirin Havaların cildinizi yıpratmasını istemiyorsanız günlük bakımınıza biraz...

Sayfayı Paylaş