İslamda Nikahın önemi

  • Konbuyu başlatan İslami Yazar
  • Başlangıç tarihi
İslamda Nikahın önemi
Bu alemin kıyamete kadar devamını murat eden Allahü Teala, her şeyde olduğu gibi bu alemin devamını da bir sebebe bağlamıştır.



69EF9579-CA65-4F36-842E-E90CE718B9E9.jpeg





Allahü Teala her canlıyı çift yaratmış, önce Hz. Adem Aleyhisselam’ı , ondan da Havva validemizi halk edip, insanların çoğalarak yeryüzüne yayılmalarınız izdivaca, evlenmeye bağlamış, izdivacı da aralarında sevgi, muhabbet ve rahmete vesile kılmıştır.

Nikahtan maksat nedir?

Nikahtan maksat yalnız nesil yetiştirmekten ibaret değildir. Eğer böyle olsaydı iktidarsız olanların ve ihtiyarların nikahlarının caiz olmaması lazım gelirdi. Halbuki onların da nikahları caizdir. Çünkü iki kişinin evlenmesinden ruhani ve cismani birlik hasıl olur ve bir kuvvet teşekkül eder. İşte bu sebeple Allahü Teala Hazretleri erkek kullarına kadınlardan kendilerine helal olanlarla nikahlanmalarını emir buyurmuştur.

Rasülullah Efendimiz: Evlinin iki rekat namazı, bekarın 70 rekat namazından hayırlıdır buyurarak ümmetini nikaha teşvik etmiştir.

Yalnız yaşamak, insanların yaratılışına uygun olmadığından, İslam da ruhbaniyet sınıfı yoktur. Peygamber efendimiz bir hadisinde; İmkanı olupta evlenmeyen benden değildir buyurmuştur.

Kadın ve erkek yaratılışları itibarıyla birbirinden farklı gibi görünsede hakikatte birbirini tamamlayan iki unsurdur. Kadını zelil, erkeği sefil etmeden cemiyet içerisindeki yerlerini gösteren İslam dini, kadınla erkeği birbirinin elbisesi olarak tarif etmiştir. Birinin kemalatı her ikisinin bir arada bulunmasıyladır. Bir milletin terakkisi erkekle olur, kadınla tamamlanır. Erkeksiz terakki yoktur, kadınsız terakki eksiktir. Kadın ve erkeğin bir arada bulunmasının en güzel şekli İslam dinine uygun bir evliliktir.

Nikahın Hikmeti!

Nikahın meşru kılınmasının sebebi; dünyanın nizamı, beşeriyetin mükemmel bir şekilde devamı ve insanlığın fuhuş tehlikesinden kurtulmasıdır. Bu alemin Allahü Teala’nın takdir ettiği vakte kadar kalması, insan neslinin devamı ile, neslin bir intizam dairesinde devamı ise ancak nikah ile temin edilebilir.
Gayrı meşru birleşmeler; insanların birbirlerine zulmetmelerinden kan dökülmesine, neseplerin kaybolmasına, beşeriyetin manevi helakına yol açmakla, bir çok ferdî, içtimaî bozuklukların ortaya çıkmasına sebep olur. Bunlar şu şekilde hulasa edilebilir.
Gayrı Meşru birleşmeler, neseplerin bozulmasına ve yozlaşmasına sebep olur. Gayrı meşru çocuk, şefkatli bir ana babanın himayesinden ve terbiyesinden mahrum olur. Bunun neticesinde çocuklar zayi olup nesiller kesilir ve nihayet insanlık harap olur gider.
Gayrı meşru birleşme halinde kadınlar bir erkeğe ait olamaz. Bu durumda anlaşmazlıklar çıkar. Güçlü ve kuvvetli olanlar, istedikleri kadınları elde ederler. Öyle olunca da insanlık umumi bir karışıklık içinde kalır.
Gayrı meşru birleşmelere nefislerini teslim eden kadınları, her selim tabiatlı insan, kerih görür, böyle kadınlar ile aile teşkil etmek istemez. Neticede kadının hayatı mahvolur.
Bir kadın bir erkeğe ait olmadığı zaman insanlar, hayvanların seviyesine düşmüş olurlar.
Selam ve dua ile.
 
İ

İslami Yazar

Forum Okuru
Gayrı meşru münasebetler toplum için ve özellikle kadınlar için bir felakettir. Kadınlar erkeklerin yalnız nefislerini tatmin için yaratılmış değillerdir. Kadınların kendilerine has bir takım vazifeleri ve hakları vardır. Bu vazifeler ve haklar ise ancak meşru surette aile teşkil etmeleri ile vücuda gelir.
Kadınlar ile erkekler arasında nikahtan başka bit yol ile cinsi yakınlaşma, kadınları aşağılar. Bir takım hastalıkların zuhuruna, yayılmasına sebep olur. Ahlaki ve içtimai bozulmaya yol açar. Halbuki Allahü Teala’nın meşru kıldığı yollar, bu içtimai afetlerin zuhuruna mani olmak, insanlığın değerini yükseltmek içindir.
Hasılı Nikah, Peygamber Efendimizin sünnetidir. Nikah vasıtasıyla yaratılış olarak zayıf olan kadınların nafaka ve ikameti temin edilerek koruma altına alınmış olur. Aileler arasında yakınlık meydana getirerek yardımlaşmayı artırır.
Dolayısıyla ahlaklı, terbiyeli çocukların yetişmesine, güzel ülfet ve muaşerete, vatana daha ziyade bağlılığa vesile olur.
 
İ

İslami Yazar

Forum Okuru
Nikahın Rüknü
Nihan, icap ve kabul ile Sahih olur. İcap ve kabul nikahın rüknü, direğidir. İcap, nikahın için önce söylenen, kabul de ikinci olarak söylenen sözdür.

Nikahta icap ve kabul, örf ve adette nikah yapmak için kullanılan lafızlardır. Fakat bu lafızların nikah yapmaya delalet eden lafızlar olması şarttır.
Nikah, tezevvüc ettim, nikahladım, nikah ettim, nikahla aldım, tezvic ettim, nikahla verdim gibi katiyyet ifade eden mazi Yani geçmiş zaman sözleri olmalıdır. Alıyorum, alırım, veririm, veriyorum gibi sözlerle nikah Olmaz. Yalnız, icap alıyorum’, ve kabul ‘ettim’ şeklinde olursa istihsanen caiz olur.
İcap ve Kabulü erkek ve kadının önce söylemiş olması da fark etmez.
 
İ

İslami Yazar

Forum Okuru
Mesela bir kimse şahitler huzurunda bir kadına, seni zevceliğe kabul ettim deyince kadında ben de zevceliği kabul ettim derse nikah yapılmış olur ki, erkeğin sözüne icap, kadının sözüne kabul denir. Veya aksi olarak, bir kadın şahitlerin huzurunda bir erkeğe beni kendine, şişeliğe kabul et dese, erkek de kabul ettim derse nikah bu şekilde de yapılmış olur. Burada kadının sözü icap, erkeğin sözü kabul olur. Bu gibi sözlerle birinin yapmış olduğu evlilik teklifini diğeri kabul etmiş olur.

Nikahta vekalet de geçerlidir. Vekilin icap ve kabulü ile nikah olunur. Her iki tarafın vekili olabileceği gibi, bir taraf asıl, diğer tarafta vekil olabilir. Nikah vekaletle yapılırsa icap ve kabulde vekilin, Vekaletim hasebi ile verdim, vekaletim hasebi işe aldım demeleri lazımdır.

Şarta bağlanan nikahlar sahih değildir. Mesela Erkek kadına Şu işim olursa seni eş olarak kabul ettim veya kadın erkeğe şu işim olursa sana eş olmayı kabul ettim dese nikah geçerli Olmaz.
 
Sevimli cadı

Sevimli cadı

Daimi Üye
Üye
Hocam nikahla ilgili çok güzel bilgiler vermişsiniz. Size bir sorum olucak . Benim bir arkadaşımın nikahsız birlikteliği var. Çok sık görüşüyorlar. Arkadaşım dul . Resmen eşinden boşandı ama imam nikahları bozulmamış . Bu durum hakkın da biraz bilgi verebilirmisiniz ?
 
İ

İslami Yazar

Forum Okuru
merhabalar. Resmî boşanmalarda Aradaki Üç bağdan birisi gider ve diğer iki bağ kalır. Bu haldeki bir kadın başka biri ile iddet bekleyip evlenebilir de, ayrıldığı eşi ile tekrardan birlikte olup yaşayabilirler. Arada iki bağ devam etmektedir dinen. Şayet Resmî nikah esnasında Erkek üçten dokuza kadar boşsun diye de dile getirmişse o kadın tamamen boş olmuştur. Ve aradaki diğer iki bağda kopmuştur. Lakin nikahsız birliktelik dinen caiz olmadığı için o kişinin görüştüğü şahısla bi an önce dini nikahlarını kıydırmaları ve diğer eski kalan nikahtan da böylelikle kurtulmaları gerekmektedir.
 
İ

İslami Yazar

Forum Okuru
Nikahın şartları:
Nikahın Sahih olması için erkek ve kadının dinen evlenmeye mani durumlardan uzak olmaları şarttır.
Erkeğin evlenmesine mani haller.
-Gayr-ı Müslim erkek, Müslüman bir kadınla evlenemez.
- Mürted yani dinden dönmüş birisi, müslüman bir kadınla evlenemez.
- Boşadığı hanımın iddeti içinde nikahlaması caiz olmayan bir kadın ile, mesela boşadığı kadının kız kardeşi ile evlenmek caiz Olmaz.
-Tahtı Nikahında dört kadın bulunan bir erkek beşinci bir kadın ile evlenemez.

İddet: Vefat veya ayrıldıktan sonra nikahın sona ermesi için şer’an muayyen bir müddet beklemek demektir ki, bu müddet nihayet bulmadıkça koca veya karı başkası ile, bazı haller de birbiri ile tekrar evlenemezler.
 
İ

İslami Yazar

Forum Okuru
Kadının evlenmesine mani haller.
-Başkasının nikahı altında evli olmak.
-Allah’a şirk koşan yani ehli kitap harici dinsiz olmak.
-İddet beklemek.
-Mürted islamdan dönmüş olmak kadının evlenmesine mani hallerdir.

Erkek veya kadının her ikisinin de nikaha mani hallerden uzak olmaları şarttır.
Mesela aralarında nesep, emme veya evlilik yoluyla haramlık olmamalıdır.
İki tarafın kendi nikahlarını yapabilmeleri için akıllı ve baliğ olmaları şarttır.
İcap ve kabulün bir Meclis’te olması şarttır. İcap bir mecliste, kabul bir mecliste olsa nikah sahih Olmaz
Nikahı yapılanların birbirlerinin icap ve kabulünü işitmeleri şarttır. Çünkü bu suretle iki tarafın rızalarının tahakkuk ettiği anlaşılır.
 
İ

İslami Yazar

Forum Okuru
Nikah esnasında icap ve kabule dair sözleri işiten hür iki müslüman erkek veya bir müslüman erkekle, iki müslüman kadın şahidin bulunması şarttır. Şahitler kadın ve erkeğin babası veya oğulları olabilir. Şahitlerin ikisinin de, erkek ve kadının sözlerini aynı anda işitmeleri şarttır. Şahitsiz nikah sahih olmadığı gibi, şahitler iki tarafın sözlerini ayrı ayrı işitseler yine nikah geçerli Olmaz.
Gözleri görmeyenin şahitliği caiz olup, sağırın şahitliği caiz değildir. Evlenecek erkek ve kadın sağır ve dilsiz olurlarsa malum işaretleriyle nikah olacağından bu halde şahitlerin işaretleri görüp anlamış olmaları şartı ile sağır olmaları şahitliklerine mani Olmaz.
Nikahta şahitliğin şart kılınması, nikahın dindeki ehemmiyeti ve her iki tarafı zina töhmetinden muhafaza içindir.
İki tarafın da nikahı devam ettirme niyetleri şarttır. Muvakkat nikah ve muta nikahı haramdır.
 
İ

İslami Yazar

Forum Okuru
İslam insanın tüm kararlarında ve davranışlarında sorumlu olmasını öğretir. Kur'an-ı Kerim ve Peygamber Efendimiz (sav) in sözleri sürekli olarak Müslümanlara birbirlerine karşı olan görev ve yükümlülüklerini hatırlatmaktadır. Bu öğretilerin uygulanması evde, ailenin üyeleri arasında başlar. Bu nedenle evlilik kurumunun İslam'da ayrı bir yeri vardır. Evli olmayan bir kişi, yuvası olmayan bir kuşu andırır. Evlilik, yaşamın vahşi doğasında kaybolmuş hisseden herkes için barınak olarak hizmet eder. Herkesin cinsel ihtiyaçlarını karşılamak için güvenli ve sakin bir ortamda bir ortağa sahip olması gerekir. Herkes cinsel doyumdan doğru ve uygun bir şekilde yararlanmalıdır.
Evlilikten çekinenler genellikle fiziksel ve psikolojik rahatsızlıklar çekerler. Bu gibi bozukluklar ve bazı sosyal problemler, gençlerin evlilikten kaçınmasının doğrudan bir sonucudur. Evlilik yoluyla insanlığın soyu devam eder. Çocuklar evliliğin bir sonucudur ve ailelerin temellerini istikrarlı hale getirmenin önemli unsurlarıdır ve ailelerine gerçek bir sevinç kaynağıdır. Bu nedenle, bu manevi bağlamda evliliğin amacı aranmalıdır. Dindar bir kimsenin evliliğinin amacı, kötülüğü önlemek ve kişinin günahlarını silmek için bir araç olmalıdır.
 
Üst