gebe
  1. @şK_MeLeĞ!.

    @şK_MeLeĞ!. Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    19 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    2.375
    Beğenilen Mesajlar:
    20
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    istanbul

    atamızın son anları..resımli..

    Konu, 'Atamızın Resimleri' kısmında @şK_MeLeĞ!. tarafından paylaşıldı.

    atatürkün hasta fotoğrafları [​IMG] 1938 yılının sıcak yaz ayları sirozun büyük ızdıraplarıyla geçiyordu. Hastalığın hızla ilerlemesi üzerine, hekimler ilk suyun alınmasına karar vermişlerdi.
    [​IMG]
    Suyu doktor Fijense ve Neşet Ömer de hazır oldukları halde operatör M. Kemal almıştı. “Kalın trakarlar kullanarak hissi, lokal olarak iptal edici ilaçlarla kendisine acı hissettirmeden tam 10.5 kilo su aldık.
    [​IMG]
    Bu suyu alırken Atatürk de karnından çıkan suyun miktarı ile yakından ilgileniyor, su dolan şişeleri “bir, iki, üç dört” diyerek sayıyordu. Suyun 10.5 kiloyu bulduğunu öğrenince “tuhaf şey”dedi.
    [​IMG]
    “Bir gaz tenekesi de ancak bu kadar su alır” diye ilave etti: İnsan karnında bu ağırlık varken hiç rahat edebilir mi?” Ponksiyon bitince Atatürk, geniş bir nefes almıştı.” (3)
    [​IMG]
    Yeniden su alma ihtiyacı çabuk baş göstermiş ve birinci ponksiyondan 16 gün sonra ikincisi gerekmişti.
    [​IMG]
    Su alınırken Atatürk sürekli olarak “Bütün suyu alın. Hiç kalmasın” diye söyleniyordu. Ameliyat bitince “Aman ne rahat ettim. Dünya varmış” buyurdu.
    [​IMG]
    Atatürk 17 Teşrinievvel (Ekim) gecesi ilk komaya girmişti. Bu esnada kendisini kısmen kaybetmiş bir halde idi. Sinirsel çalkantılar içinde çırpınıyordu.
    [​IMG]
    Çevresinde dolaşanlara “Bırak, bırak, bırakın” diye haykırıyor, fakat kimseyi tanımıyordu. Kendisini yatağa yatırdık. Fakat Atatürk bir türlü sükunet bulmuyor.
    [​IMG]
    ”Yorganı çekin, yorganı kaldırın. Üşüyorum, yanıyorum” diye haykırıyordu. (4)
    [​IMG]
    Üç gün süren bu komadan sonra Atatürk bir sabah tıpkı bir uykudan uyanır gibi gözlerini açtı. Etrafındakileri tanıdı. Onlarla hiçbir şey olmamış gibi konuştu ve “Tuhaf şey bana ne oldu” diye sordu.
    [​IMG]
    Kendisine “fazlaca uyudunuz” cevabı verildi. Yeniden hayata dönen Atatürk etrafındakilerle konuşuyor, Başbakan’ı kabul edip direktifler veriyor ve Ankara’ya gitmekten Cumhuriyet Bayramı’nda bulunmaktan bahsediyordu.
    [​IMG]
    Tribüne bir asansörle çıkacak, oradan milletin bayramını kutlayacaktı. Terzisi karın şişliğine göre ölçüsünü alıp frakını hazırladı.
    [​IMG]
    Doktorlar, Atatürk’ün son arzusu olan böyle bir seyahatin mükün olabileceğini, fakat yolda ağır bir kalp krizi ile ölmesi ihtimali bulunduğunu söylediklerinden seyahatten vazgeçildi.
    [​IMG]
    Cumhuriyet Bayramı günü, Saray’ın önünde öğrencilerin yaptığı tezahürattan heyecanlanan Atatürk ikinci bir komaya girdi.
    [​IMG]
    Bu koma bir gece sürmüş, ertesi sabah Atatürk, etrafındakilere : “Ben dün gece ne oldum?” diye sorup “”Ben asıl dün gece hasta idim. Adeta değişmiş bir başka adam olmuştum” demişti.
    [​IMG]
    Karnında tekrar ve hızla artan suyun basıncından büyük bir ızdıraba düşen Atatürk şiddetli bir ısrar ile üçüncü defa suyu aldırtıktan bir gün sonra son komasına gırdı
    [​IMG]
    ”Büyük kurtarıcı sakin,adeta uyur gibidir Ara sıra küçük çırpınışlarla yatağından sıçrıyor. Sadece bir saniye sonra tekrar sükunete kavuşuyor.
    [​IMG]
    Yavaş yavaş hançeresinde kesik hırıltılar başlıyor ve yüzü gitgide siyahlaşıyor. Gözleri kapalı ve göğsü sürekli olarak inip kalkıyor.
    [​IMG]
    10 Kasım günü saat 9’u çalıyor.Atatürk’ün ancak 5 dakikası kalmıştır. Bir aralık kapalı gözlerini birdenbire açıyor, başını seri bir hareketle sağa doğru çeviriyor.
    [​IMG]
    Bu, O’nun bize son bakışıdır.Ağır ağır yatağına yaklaşıyoruz. Ben, hıçkırıklarımı zaptedemiyerek ölüsü üzerine kapanıyorum.
    [​IMG]
    Ve talihsiz elemle O’nun şimdi yuvaları içinde yarı açık duran ‘asuman’ rengi gözlerini kapatıyorum.
    [​IMG]
    Biraz sonra doktor Mehmed Kamil gelip beyaz bir tülbentle O’nu çenesini bağlıyor, Umumi Katibi gelip elini öpüyor ve biz kendisini takip ediyoruz.” (5)
    [​IMG]
    Kaynak: Asırlar boyunca İstanbul ansiklopedisi- (3,4,5) Ordinaryüs Profesör M. Kemal Öke, “Edebi Şefimizin Son Günleri”, Cumhuriyet 1938
    biz bunu ilk okulda ögrenmıştık..belkı sızlerde bılıyosunzdur..işte atamıza bir siir..
    saat 9.5 geçe.
    atam dolma bahçede.
    gözlerını kapamış.
    butun dunya aglamış.
    doktor doktor ..
    kalksana lambaları yaksana.
    atam elden gıdıyo .
    çaresıne baksana.
    uzun uzun kavaklar dökuluyo yapraklar.
    ben atama doymadım.
    doysun kara topraklar....
    ne mutlu turkum dıyene........


     
atamızın son anları..resımli.. konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Atamızın son saatleri!

    Atamızın son saatleri!

    SON SAATLER Tüm tedavilere rağmen günden güne eriyen Atatürk, 8 Kasım 1938 günü şiddetli bir rahatsızlık daha geçirdi. Saat altı buçuk gibi gelen bu rahatsızlıkta Atatürk'ün midesi bulanmış ve kusmaya çalışmıştı. Sürekli istifra etmeye çalışan Atatürk, bu sırada Hasan Rıza Beye (Soyak) bakarak "Saat kaç?" diye birkaç kez sormuş, Hasan Rıza Bey her soruşunda "Saat 7...
  2. Atamızın Son rüyası

    Atamızın Son rüyası

    Prof. Afet İnan, olayı şöyle anlatıyor: O geceyi rahatsız geçirdi. İlk hafif komayı o zaman atlatmıştı. Ertesi sabahki açıklamasında: 'Demek ölüm böyle olacak' diyerek uzun bir rüya gördüğünü anlattı. 'Salih'e söyle, ikimizde kuyuya düştük, fakat o kurtuldu' dedi.' Atatürk'ün, burada "kuyuya düşme" sembolü ile gördüğü rüya vizyonu, kendisinin de söylediği gibi ölümünün habercisiydi....
  3. Atam

    Atam

    ATAM Her yönden esen yelde Sen sen varsın Atam! Yazan elde söyleyen dilde Sen sen varsın Atam! Konya'nın altın başağında Afyon'nun tatlı kaymağında Bir uçtan bir uca vatanımda Sen sen varsın Atam! Ege'de burma bıyıklı efe Yağız dadaş bar oynarken doğuda Bağımsızlığımızın şanlı destanında Sen sen varsın Atam! Ekmeğim, suyum,aşımda Aydınlığa koşan aklımızda Devrimlerle çizilen yazgımızda Sen...
  4. Atamizsin

    Atamizsin

    ~ATATÜRK Yurdumun ünlü boğazı Çanakkale Mavi bir ışık burgu burgu deler karanlıkları Bolayır’da kaygı düştü yüreğine Kanlı günler korkulu günler Maydos’taSabahlardan süzülür dost zaman Mustafa Kemal indi dağ gibi atından Conkbayırı’na vardı yayaVatan millet yüzyüzeydi ölümle“Süngü tak yere yat” buyurdu Memet’eZamanlardan bu buyrukla an kazandı Arıburnu’nda çiviledi düşmanı yere Ağustos...
  5. Atamızın son saatleri

    Atamızın son saatleri

    Tüm tedavilere rağmen günden güne eriyen Atatürk, 8 Kasım 1938 günü şiddetli bir rahatsızlık daha geçirdi. Saat altı buçuk gibi gelen bu rahatsızlıkta Atatürk'ün midesi bulanmış ve kusmaya çalışmıştı. Sürekli istifra etmeye çalışan Atatürk, bu sırada Hasan Rıza Beye (Soyak) bakarak "Saat kaç?" diye birkaç kez sormuş, Hasan Rıza Bey her soruşunda "Saat 7 efendimiz" diyerek...

Sayfayı Paylaş