gebe
  1. Angel_tears

    Angel_tears Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    25 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    1.794
    Beğenilen Mesajlar:
    11
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    İstanbul

    Sevmek bir yerdeki sabah galiba

    Konu, 'Çöplük' kısmında Angel_tears tarafından paylaşıldı.

    "Sevmek bir yerdeki sabah galiba
    Beni bir türlü oraya götürmediler"... diyordu Yilmaz Gruda...

    Sevgiyi başkalarından bekleyen bir insanın duygularını anlatıyordu bu dizelerle..

    Her sevginin başlangıcı, insan yaşamında güneşin doğduğu andır elbette.Oysa, çaba harcamadan, birilerinin kendisini sevmesini bekleyenler başarılı olamazlar hiçbir zaman... Ne sazı konuştururlar, ne neyi üflerler, ne de şiire varır dilleri...

    İnsanin bir ömür boyu peşinden koştuğu sevmek nedir peki...?
    Yüregin bir başkası için çarpması mı? Suyun yüzünde,yapraklarını ağır ağır açan bir nilüfer mi yoksa...? Göç mevsimi, yaralı eşini kanatlarıyla örterek ölümü bekleyen yaban kazlarının vefası mı? Ya da kayayı delen tomurcuğun
    direnci mi sevmek...? Kan ve gözyaşından oluşmuş bir dünyanın ortasında bile, insanı insanla kucaklastıran duygu mu...?

    Ya sevilmek...? Bir başkasının bakışlarından biricik olduğunu anlamak mı sevilmek...? Yürürken başı biraz daha dik, dudak kıvrımlarını uçarı, adımları hafif kılan, sevilmek mi yoksa...? Sesin, sıcacık bir hoşgörüye bürünmesi, bütün canlılara yönelik sevecenlik, artan coşku, sevilmekten mi hep...?

    Ya nedir sevmemek...?Küçük hesaplarla ölçüp biçmek midir karşıdakini...?Hoyrat bir rüzgarın, özenle dizilmiş saksıları devirmesi mi...? Dalganın saldırması mı, adı özlem olan bir kayığa...? Koparıp bir çiçeği yakaya takmak mı yoksa...? Kekliği kafese kapatmak mı? Siyah örtüler altında ürkek
    doğasız bırakıp, avlarda tuzak olarak kullanmak mı sevmemek...? Canlıyı soyuna nankör kılmak, sonra insanlık dersi vermek mi yoksa...? Bir yudum su uzatmaktan üşenmek mi sevmemek...? Gülümsemekten kaçınmak, okşamanın ince
    kıyılarına inmemek mi asla...?

    Sevilmemek nasıl bir duygu peki...? Yavru kedileri boğmak mı oyun diye...?Kalın topuklu çizmelerle ezmek mi başakları [ya da çocukları]...? Nedir hiç sevilmemek...? Bir çölün ortasında durmadan susamak mı? Kapıları dinlemek mi
    binbir korkuyla...? Para biriktirmek mi aç karnına...? Ökseler, pusatlar yapmak dalları ok gibi sivriltmek mi...? Yaz günleri ateşler yakmak mi kocaman bir şehrin ortasında...? Ölümü izlemek mi keyifle? Nedir sevilmemek...? Ne kadar yabancılaştırır insanı insana...?


    Havada uçuşan bir sözcük müdür sevgi...? Sezilir mi, tutulur mu, görülür mü? Nasıl bilinir varlığı...? Yalnızca yokluğunda mı anlaşılır tadı...?

    Önce kendini tanımakla başlar sevgi... Kendini onarmakla başlar... Insanın, insan olma bilincini, aklıyla, yüreğiyle duymasıyla başlar... Doğanın ve yaşamın bir parçası olduğunu anlamasıyla... Yasam benim için var. Ben, eşiği
    tanımlamak üzere varım... Su benim temizliğim. Ben suyu en uzak dallara taşımalıyım... Sonra insan var... Doğanın en güzel ürünü... Benim insan olmamın tek nedeni olan insan... Üç bin yılda ayağa kalkmayı öğrenen ve beni bugüne hazırlayan insan... İlmek ilmek örülen kültürümün ilk halkası... Bir
    insana duyulan sevgiyle başlayan yaşam...

    Peki nedir sevgi...? Birlikte bir gülüsü uzatmak, acıyı paylaşıp azaltmak belki de. [Aynı duaya el kaldırmak] Dokunmak biraz. Kanın, damarlardan akışını hızlandırarak duymak insanın sıcaklığını... Aynı anda görebilmek bir
    şimsek çakımını... Ocağı birlikte üflemek ısınmak için... İnsan olmanın o eksikliğini güzelliğini sezebilmek karşılıklı. Tamamlayabilmek birbirini...

    Bir türlü önleyemediğimiz o ses, "benim onurlanacağım kadar önemli, ama benden bir adım geri..." diyorsa eğer, o sesi susturabilmek...

    Koltuklara, halılara, kristallere, markalara gösterdiğin özenin çok fazlasını gösterebilmek bir insana... Duygularını, düşüncelerini anlamaya çalışmak. Özlemlerini aramak birlikte...

    Benim ol, ama benden bağımsız bireyliğini de koru. Olduğun gibi kal, ama çoğalsın, zenginleşsin içinin erdemi... Seni ilk sevdiğim gün gibi sürdür kişiliğini ama, durmadan gelişelim birlikte... Birlikteliktir sevgi...Kimsenin kimseyi kullanmadığı... Kimsenin kimseye hükmetmediği... Kimsenin
    kimseyi mülkiyetine geçirmediği...

    Önce beni bekle duraklarda, sonra bekleyeni olmayan bütün yolculari... Önce benim için bir şarkı söyle, sonra bütün sağırlar duysun sesini... Benisev... Öyle sev ki, bütün insanlığı kucaklasın sevgin...

     
Sevmek bir yerdeki sabah galiba konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Sevmek İyi Gelecek Sevmek İyi Bir Gelecek

    Sevmek İyi Gelecek Sevmek İyi Bir Gelecek

    Sevmek neydi ?..Sadece sevgiliyi görmek, onun yanında olmak mıydı ?..Ya da “seviyorum” yahut “seviliyorum” un rahatlığıyla arayıp sormamak mı ?..Yoksa sadece “seni seviyorum” mu ?..Asla!! Sevmek vermekti..İstemeden vermekti sevmek..Karşılık bulmadan değil, “karşılık beklemeden” kalbini teslim etmekti..Kalbine gelecek zararları umursamadan teslim etmekti yüreğini.. Sevmek sadece “seviyorum”...
  2. Bir Sabah. . ÖyLe Bir Sabah GeL Ki. . .

    Bir Sabah. . ÖyLe Bir Sabah GeL Ki. . .

    Aynen öle...Öyle bir sabah gel ki herşey güzel olsun...Mululuk olsun...Buyrun meleklerim; Bir Sabah. . ÖyLe Bir Sabah GeL Ki. . . Bir şarkı olmalı seni anlatan, yüreğin olmalı yüreğimde bulduğum. . . Ne çok denedim seni bulmayı, ne çok aradım seni bir bilsen... Sanma ki çabuk pes ettim, seni bulabilmek için ben bir ömrü tükettim... Sesim mi çıkmıyordu, çok mu sessiz harf vardı...
  3. Murat İnce -Bir Rüyaydı Galiba

    Murat İnce -Bir Rüyaydı Galiba

    murat ince resmi web sitesi murat ince bir rüyaydı galiba beni unutma sözleri beni unutma şarkı sözleri Ömrüm bitiyor ölüyorum belkide Hiçbir zaman ayrılsakta pişman olmadım seni sevdiğime Bir rüyaydı galiba Olsun rüyada olsa karşılık vermiştin sevgime Yaralı yüreğim yenik düşüyorum ölüme Muhtaçtır belkide azıcıkta olsa sevgiye Bu son mektubumdur sana belkide Güle güle sevdiğim güle...
  4. Galiba

    Galiba

    Uzun zamandır görüşmüyorduk.aradım. Mutsuzluktan kalınlaşmış bir sesle açtı telefonu. Her zamanki hali, her zamanki sesidir diye düşündüm. Geç kalkmıştır, gece çok gülmüşlerdir falan ... " bir kayboluyosunuz ortalıktan, bir daha bulabilene aşk olsun!" dedim. Güldü yine şen şakrak. " hadi bu akşam gelin, susamlı simit yaparım, gevrek, mozaik pasta yaparım , sonr apatatesli börek...

Sayfayı Paylaş