gebe
  1. lebensdesinger

    lebensdesinger Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    17 Ekim 2009
    Mesajlar:
    108
    Beğenilen Mesajlar:
    2
    Ödül Puanları:
    0

    zamanederwich

    Konu, 'Burası benim köşem...' kısmında lebensdesinger tarafından paylaşıldı.

    Fikri ile zikri tezat zamane derwişiyim. Sabahı farklı akşamı farklı bir kıyamet alametiyim. Nefsimin inancıma uymadığı fazla olsa da, inancımı nefsime uydurup, Vahy indirip kalbime, peygamber edasıyla, Kendi yolunu tutanlardan da olmadım. Hep bilerek yaptım,Bu yanımla da 70 günahkarın önde gideniyim.Niyetlerimi denizde ıslattığım olmuşsa da, Balığın neyi ne kadar yediğine bakanlardan olmadım.Yılların geçliğime tekabul eden kısmında, Özüme bağlılığımı, muhafazakarlılığın cahilliğiyle yüzleştiren,Çok sesli karşıt fikirler korosu.Kitap oku dedikçe bana,Özür dilerim,Boş zamanlarında kitap okuyanlardan olamadım.Peki neden?????Belki bunu anlamama yardımcı olmanız için açtım.
     
  2. lebensdesinger

    lebensdesinger Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    17 Ekim 2009
    Mesajlar:
    108
    Beğenilen Mesajlar:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    bir söz zöylenmiş zamanın birinde ne söyleyeni aklımda nede yazılan saife. Ama uydurmuyorum benden önce söylenmiti bu söz. "kavramlar yeniden tanımlama ihtiyacı duyanlar insanları yönetmek istemektedirler"deniyordu bu sözde..ben kitap okuduğum yıllarda düşünce kitaplarından hiç birinin yazarına bişi öğretmediğini fark ettim. Bence tuhaf:)
     
  3. lebensdesinger

    lebensdesinger Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    17 Ekim 2009
    Mesajlar:
    108
    Beğenilen Mesajlar:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    DEMOKRASİ AÇILIMINDA KENDİMİ SALAK GİBİ HİSSETTİMbu gün kafamı kurcalayan konu, ülkemizde son ayların gündem konusu demokrasi açılımı oldu. Bir kaç güne kadar kafamı meşgul edeceğini hiç düşünmüyordum. Bir kaç görüntü zihnimi meşgul ediyordu ama, vardır bir bilinen diyerek önemsemiştim, ta ki tv de terörüstlerin teslim showlarını "koca koca" adamlar yorumlayana kadar. Onlar yorumladıkca ben küçüldüm. Kıyaslama yapacam koskoca mevki sahibi araştırmacı ya da gazeteci ünvanlı üstelikte teevizyona çıkmış adamlar. Kendimle onları kıyaslayacak cezsaretim kalmadı onların isimlerinin önündeki mesleki sıfatlarına baktıkca.......... sonunda salaklığın bende olduğunu kabul etmek zorunda kaldım.pkk lı terörüstlerin teslim görüntülerinde yaşananlar onlara göre çok insalcılmış. barış kutlamalarıymış. kutlumalara katılanların cocuklarının artık ölmeyecekleri için sevinç gözterileriymiş.. baksen dedim.. salağım ya.. ama bu gün salaklığımın zirvesindeyim ki sizi anlamıyorum diye geçirdimaklımdan. Çocuklarının Ölmeyecek olması için sevinç gözterisi yapan insan heralde pkk nın sözde bayrağınıda güneşten korunmak için almıştır eline.. ya da bebek katili apo nun posteriyle kendine gölge yapıyodu.. kulaklarım duyduğunu beynime iletirken terddüt geçirdi. acaba yanlışmı algıladım diye pür dikkat oldu. hayır yanlış duymamışlardı ama gözlerimde yanlış görmüyordu sarı kırmızı yeşilli bezlerin sallanmasını.. salağız ya heralde ondan duyma, görme ve düşünme arasında bir türlü bağlanyı kuramadım. pareto sosyal olayları incelerken olayları etkileyen çok sayıda olgunun olduğunu ve o olayında bir çok olguyu etkilediğini ancak olguların etkilenme ve etkileme derecelerinin farklı olduğu kuramı ile sosyal olayları açıklanabileceğini belirtsede bu olguları bilme. öğrenme ve değerlendirme lüksünden yoksunuz.bu şartlar altında heralde hedefler ve gelinen nokta kıyaslamasından bu olayı incelemek daha kolaydır. ki bu kıyaslama aslında neler olduğunu ama, ne şekilde aktarıldığını ve gerçek ile aktarılan arasındaki farktan ne beklendiğini kavramamıza yararlı olabilir.bölücü terörün hedefi bildiğim kadarıyla: ırak, iran, suriye ve türkiye toprakları üzerinde büyük kürdistan ülkesini kurmak. ilk önce suriye ayrıldı bu hedeften. şu anda suriye üzerinde terörüst bir faaliyet kalmadı. ırak hepinizin malumu kuzey bölgesi bağdata bağlı kaldı. iran da ise hiç bir dönemde çok etkili olmadı ki büyük kürdistan hayali bir anda türkiye içinde federasyona kadar gerileyi verdi. Üstelik bu hedef küçülmesinden pkk yandaşlarından kimse rahatsız olmadı. Artık onlara nasıl aktarıldı ki, rahatsızlık duymadılar. Son gelinen noktaya baktığımızda Anayasamıza bağlı demokratik vatandaşlık hakkı na razı oldular (bu kavramın ne demek oduğunuda anlamış değilim. ordaki insanlarda cocuklarını kandırıp dağa çıkaran insanların başarısızlığından kimseyi sorumlu tutmaya kalkmadılar. artik ne şekilde yönlendiriliyolarsa.) Teslim olmaya başladılar. Başlangıçta belirtilen hedeflerinin hiç birine ulaşamayan terör örgütü acaba neden teröristlerini muzaffer komutan edasıyla karşılanması ihtiyacı duydu.bu yeni bişey, araştırlması, öğrenilmesi ve kafa yorulması gereken yeni bilgi bu sorunun cevabında bence.neden olabilir;1- demokratik açılımı bir taraf olarak sahiplenme.. ki gelecekte ordaki halka siz bu haklara bizim mücadelemiz sayesinde kavuştunuz diyebilmeli.2- gelinen noktayı başarı olarak gösterme; ki aynı şekilde biz mücadele edip başrdığımız için bu gün siz rahat yaşıyosunuz diyebilek için. 3- ve sevinç göterileri.... mücadele edersek başarırız.gördünüz başardık..sonuçta bence bölge halkı topyekün pkk nın siyasi alt yapısına kaydırılacak. ve çatişmanın kazanç getirdiğine inanmış ve her an çatışmaya hazır büyük bir nufus pkk nın kontrolüne girecek. düşünsenize bu günden sonra doğuya yapılan her yatırım bu çatışmanın meyvesi olarak algılanacak halk tarafından ki, ödediğimiz vergilerden doğuya ayrılan her kuruş çatışmacı kültürü kuvvetlendirecek. her gün bu oyuna gelmemiz için bize saakca hikaye uyduruyolarmiş gibi geliyor.
     
  4. lebensdesinger

    lebensdesinger Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    17 Ekim 2009
    Mesajlar:
    108
    Beğenilen Mesajlar:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    Milli Eğitim Bakanlığı Chp ve Ergenekon Uzunca bir süredir Chp muhalefetine muhalefetlik güdüyordum içimden. Dün akşam haber ajanslarına düşen “İrtica Eylem Planının Islak İmzalı Metni Yargıda” haberlerini okuduğumda metnin milli eğitim bakanlığıyla ilgili bölümü dikkatimi çekti. Bölüm aynen söyle “Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okul öğrencilerine ait ibadet, görüntü ve haberlerinin medyada yoğun olarak yer, alması sağlanarak, Milli Eğitim Bakanı kamuoyu nezdinde yıpratılacaktır.”Bu metinden CHP ye nasıl çatacağım. Herhalde Küskünlük ve kırgınlıkla çatacağım. Benim hafızam milli görüşün belediye seçimlerini daha sonrada hükümet seçimlerini kazandığı dönemi net olarak hatırlamaktadır. O zamanda Milli Eğitim Bakanı nın kim olabileceği konusunda Türkiye nin sol partileri konuya müdavim olmuştu. Hükümet Ortağı olarak değil muhalefet partisi olarak. Oldukça ilgin günlerdi, daha önce yaşanmayanlar yaşanıyordu. Milli Görüşçüler ile laikler arasında gerilim oluşturmada Milli Eğitim bir kutup başı olarak kullanılıyordu. Üstelik gerilimin bir tarafı hükümet görevini üstlenmediği bir durumda. Gün döndü dolaştı milli görüşcülerin 2. iktidarına geldi. O zamanda Chp Milli Eğitim Bakanı için hükümette görev almadığı halde gerilimin taraflarından biri oluverdi. Şimdi Ergenekonun avukatlık kurumu olan CHP ve Ergenekon kapsamında edinilen bir kanıtta Milli Eğitim Bakanlı ğı var. Oldukça ilginç....... Çocuklarımız üzerindeki hassasiyetimiz yönlendirilmemiz için kullanılıyor......... Şimdi gelelim Chp ye..Chp övünçle söylüyorum Atatürkçü Türkiye nin partisi, hatta vekili hatta onay makamı. Ve her kritik dönemde rejimi savunmayı hedeflemiştir. Bu özellikleri tarihsel bağı ile rejimin partisi olmasından kaynaklanmaktadır. Bu ilişki Çocuklarımızın aldığı eğitim müfredatı ile Chp nin ideolojisini eşleştirmektedir. Doğrumudur doğrusunun bu olduğunu düşünmemle birlikte demokratik bulmuyorum. Peki bu yazının konusu bu ilişkinin demokratik olması mı? Hayır değil. Bu yazının konusu CHP nin muhalefette kalma yeteneği.. Çünkü Aklım Almıyor... Biz çocuklarımızın eğitimi üzerinde adeta titriyoruz.. Çocuklarımızın eğitim müfredatını ve bu kurumun bakanının siyasi görüşüne kadar her şeye karışıyoruz. Çocuklarımız bizim belirlediğimiz müfredatı okuyup öğreniyorlar. İlk okuldan üniversite yılları, kesintisiz 15 yıl. Ki bu müfredat Chp nin ideolajisini öğretiyor ama, gel gör ki, bu müfredattan mezun olanlar CHP ye oy vermiyor. CHP nin rejim düşmanı ilan ettiği partiye oy veriyolar. Chp iktidara gelemiyor. Chp ve oy versin diye insan yetiştiriliyor bu ülkede.. duyuyor musun sayın partim?? ve sen iktidar olamıyorsun. Ve avukatlık yaptıkların da iktidar için çocuklarımızın Eğitimi İle uğraşıyor. Gelde çık İşin içinden... çocuğun mu var derdin mi var.
     
  5. lebensdesinger

    lebensdesinger Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    17 Ekim 2009
    Mesajlar:
    108
    Beğenilen Mesajlar:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    Yok saydığımdaSeni...Ayın gökte üç parça olduğu çağlardan biri,Göç diye haykırdı saysam,Kıraç atam....Bu sevdadan ayrılsam, yedi ırmak, dokuz deniz geçsem.Tümleçlerini göğün çöktüğü güne ertelediğim,Yüklemini kırdığım ,sen özneli cümleleri kurmasam......Sıkıştırsam ciğerlerim de İsrafil in nefesini,Nuh a vardığın ana kadar,Tövbe tövbe yutkunsam.Ve adının geçtiği cümleleri ertelesem,Hesap gününe.....Hiçbir şey değiştiremem.Bilirim.Ne yaşatarak seni, ne ölerek kendimi kurtarabilirim....
     
  6. FiRaRi_MeLeK

    FiRaRi_MeLeK Daimi Üye Üye

    Kayıt:
    8 Eylül 2009
    Mesajlar:
    1.507
    Beğenilen Mesajlar:
    201
    Ödül Puanları:
    63
    Şehir:
    insanların CENNET benim CEHENNEM dediğim yerde...
    canım ilk önce köşen hayırlı olsun...umarım burda sağlam dostluklar kurarsın...
    köşene devamlı misafır olucan canım...:D
     
  7. lebensdesinger

    lebensdesinger Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    17 Ekim 2009
    Mesajlar:
    108
    Beğenilen Mesajlar:
    2
    Ödül Puanları:
    0
  8. SadmiN

    SadmiN ♥ Ölürüm Sana Mavimm ♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    29 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    15.365
    Beğenilen Mesajlar:
    960
    Ödül Puanları:
    113
    Beğeni ile takip ediyorum, kurduğunuz cümleler çok hoş. Türk Tarih ve Dil Kurumu'na inat seçilmişler. Köşeniz hayırlı olsun.
     
  9. HaYaL

    HaYaL Daimi Üye Üye

    Kayıt:
    1 Şubat 2009
    Mesajlar:
    11.262
    Beğenilen Mesajlar:
    229
    Ödül Puanları:
    83
    Şehir:
    Şehr-i HaYaL
    Çok ilginç düşüncelere sahipsin özgünsün devam et :)
     
  10. lebensdesinger

    lebensdesinger Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    17 Ekim 2009
    Mesajlar:
    108
    Beğenilen Mesajlar:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    türk dil tarih kurumumu o ne yawww????????
     
  11. lebensdesinger

    lebensdesinger Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    17 Ekim 2009
    Mesajlar:
    108
    Beğenilen Mesajlar:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    KAVRAMLAR, ANLAYIŞLAR VE KUTUPLAŞMA.Ankara da yaşamak zor zanaat. Hani diğer illerin de nabızları atar ya, işte Ankara nın farkı kalp oluşu. Burada insana dayatılan fikirler bir başka vurur beynimize. Sabah sabah çileden çıkardılar gene. Hani bizim ilerici, bilimci sosyo aydınlar.Bir bildiri vardı posta kutusunda aynen paylaşıyorum.Çağrı;“Vatan bir bütündür parçalanamaz” ... 23 temmuz 1919....1923 de kurulan “Halk Cumhuriyetimi”ben varken“İslam Cumhuriyetine çeviremezsiniz, üniter devleti parçalayamazsınız diyorsanız!!!!!!!Cumhuriyet Bayramını Kutlamak İçin29.10.2009 Perşembe saat 11:00 Hipodrum tören sonunda ANITKABİRde bayraklarımızla buluşalım..iiiii de ne var bunda diyecektim ki.; kavramlara gözüm takıldı. Kavramları düşündüğümde; endişe ve korkumla yönlendirilmek istendiğime karar verdim. Ve neden kutuplaştığımıza bir kanıt daha edindim. Evet kavramların içeriklerini farklı algılıyoruz. Aynı kavramlarla konuşuyoruz ama farklı hatta zıt şeyler algılıyoruz. Kutuplaşıyoruz. Nasıl mı?Laik yönetimi savunan bir insan olarak; “ÇAĞRI” metnindeki islam cumhuriyeti kavramından İran İslam Cumhuriyeti yönetim sistemini algılıyorum ki, burara eğitimle kazandırılmış korkularım su yüzüne çıkıyor. İkinci kavramda olayın farkına varıyorum kavram “Halk Cumhuriyeti”; Bu güne kadar Türkiye Cumhuriyeti için Halk Cumhuriyeti Kavramının kullanıldığına hiç rastlamadım. Halk cumhuriyeti kavramı Çin Halk Cumhuriyeti için kullanılır. Çin in yönetim rejimi malumunuz. 1923 te Mustafa Kemal Atatürk Bu günkü Çin devleti yönetimine benzer yönetimde bir cumhuriyet kurmadı. Yanlış mı biliyorum?Bizim cumhuriyetimiz egemenliği Millete veren bir cumhuriyetken Halk cumhuriyeti Egemenliği millet adına değiştirilmesi ya da seçilmesi mümkün olmayan bir kurumun yönettiği cumhuriyeti ifade eder. Kısacası demokratik değildir. Bizim cumhuriyetimiz ise demokratiktir. Eeeee işte şimdi metni yazanların demokratik cumhuriyetçi mi yoksa sosyalist cumhuriyetçi mi oldukları ortaya çıkıverdi. Peki ben laik, demokratik kişilerin sosyal haklarına saygılı bir devlet anlayışını benimsemişken bu kavramları hiçe sayarak sosyalist devlet anlayışını savunanların arasına nasıl katılabilirim??? Bilinçli katılamayacağım belli oldu sadece korkarak katılabilirim. Peki korkum ne? Tabi ki İran. Metni yazanlar çok ince ayar çekmişler. O zaman şu soruyu sormak gerekir. Kendi irademi yönetime yansıtamadığım, sosyal, ekonomik ve insani haklarımın değiştirilemez statükocu bir kurumun insiyatifine bıraktığım bir yönetim anlayışında, uygulanan kuralların sosyalist ya da şeriat olması arasında bir tercihte bulunabilir miyim? Hayır şahsen ben bu alternatiflerden birini tercih etme durumuna dahi düşmek istemiyorum.Ki bu durumda, bu protestoyu hazırlayanların istedikleri yönetim rejimi ile çağrı metninde yer alan İran ın yönetim rejimleri bana aynı derecede uzaklıkta. İkisini de istemezken ben neden bu gün kendini cumhuriyetçi olarak, karşısındakini ise İran uzantılı olarak, lanse eden, 1980 öncesinde Atatürk adına Atatürk ün kurduğu demokratik cumhuriyeti sosyalist cumhuriyete dönüştürmeyi amaçlayan. Hatta dönüşümü kaçınılmaz görerek dönüşümün kanlı ya da kansız olması arasında gruplara ayrılan kanlı devrim için masumlara kurşun sıkmaktan çekinmeyen bir ideolojinin artıklarının yanında yer alayım ki..Daha öncede demiştim bizi yönetmek için seçmen olmak için eğitip öğretiyorlar. Ben demokratik bir rejimle yönetilmek istiyorum. Tercihlerimizi aklımın belirlemesini istiyorum. Bazıları ise benim tercihlerimi korkularımın belirlemesini istiyorlar. Bunu için korkmuyorum!!!!!!! kutuplaşmıyorummm!!!!!!!
     
  12. FiRaRi_MeLeK

    FiRaRi_MeLeK Daimi Üye Üye

    Kayıt:
    8 Eylül 2009
    Mesajlar:
    1.507
    Beğenilen Mesajlar:
    201
    Ödül Puanları:
    63
    Şehir:
    insanların CENNET benim CEHENNEM dediğim yerde...
    KAVRAMLAR, ANLAYIŞLAR VE KUTUPLAŞMA

    çok güzel açılım getirmişsin...artık korkularla yönlendırılıyoruz bu da çok kötü bır durum....tercıhlerımızı korkularımız belırlıyor artık..akıl ikinci planda kalmış..akılla karar vermek istendiğindeyse hep karşı çıkıyorlar...bu gidişle insanlık akılı olan ama kendı tercıhlerıyle deyılde başkaları tarafından yönledırılecek bır duruma gelıcek..akıllı akılsızlar olunucak..
     
  13. seerose

    seerose Daimi Üye Üye

    Kayıt:
    21 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    1.880
    Beğenilen Mesajlar:
    61
    Ödül Puanları:
    48
    Şehir:
    yurt disi
    Türk Dil Kurumu (TDK), Türkçe'yi incelemek, gelişmesi için çalışmak amacıyla kurulan Türkiye Cumhuriyeti'ne bağlı[1] kamu kurumu. Kurum Türk Dili Tetkik Cemiyeti adı ile 12 Temmuz 1932'de Mustafa Kemal Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur.
    Türk Tarih Kurumu, Türk tarihinin ilk kaynaklardan araştırılması amacı ile Atatürk’ün direktifiyle 1931 21 Eylül 1940 gün ve 2/14556 sayılı Bakanlar Kurulu kararnamesiyle kamu yararına çalışan dernekler arasına alınan Türk Tarih Kurumu, yılında kurulan araştırma kurumudur.11 Ağustos 1983 gün ve 2876[1] sayılı yasa ile T.C. Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu'na bağlı bir kuruluş durumuna gelmiştir.
    Kosen hayirli olsun,kolay gelsin. Bilmedigin icin degil,sadece konusu gectigi icin yazdim.
     
    Son düzenleme: 27 Ekim 2009
  14. lebensdesinger

    lebensdesinger Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    17 Ekim 2009
    Mesajlar:
    108
    Beğenilen Mesajlar:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    evet türkcenin zenginliklerini bize anlatan bir kurum olması gayet doğal. dilimizin güzelliklerini öğretebilek 1000 yıllık mücadelemiz. düşünsenize 1000 yıl önce türkcemiz için divanı lügatı türk ü yazmısız. on binlerce kelimenin kökönü, eklerini, türeyişini anlatmısız dünyaya. başka bir millette yok. DÜŞÜNEBİLİYOR musunuz? bakın ne kadar güzel bir dil: DÜŞ ünmek fiili düş ten türemekte. bilincli hayal ya da iradeli rüya kurgulamak olarak nitelendirmekte türkcemiz düşünmeyi. varmı başka dilde böyle güzel anlatımlar. düş kurmayı hayal kurmayı bir insanın bir toplumun bir hayale sahip olmasını gelişimin ve ilerleminin hareket noktası olduğuna dair sürekli yazılar okuyoruz. bu yazıların çoğuda yabancı menşeli. sayfalar dolusu yazı türkcemizde bir kelime; düşünmek: BİLİNLİ HAYAL KURMAK. çok güzel değil mi? gerçekten güzel değilmi.
     
  15. SadmiN

    SadmiN ♥ Ölürüm Sana Mavimm ♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    29 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    15.365
    Beğenilen Mesajlar:
    960
    Ödül Puanları:
    113

Sayfayı Paylaş